YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12337
KARAR NO : 2015/9437
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2013/615-2013/666
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/615-2013/666 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. E.. E.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 27.10.2002 günü davalıya ait banliyö trenine yolcu olarak binişi sırasında trenin aniden kapıları açık bir şekilde harekete geçmesi ve kapasitesinden fazla yolcu alması sonucu meydana gelen kazada sakat kalarak çalışma gücünü büyük oranda yitirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan asıl davada 7.000,00 TL istenilmiş, yargılama sırasında ve bozmadan sonra 09.10.2012 tarihinde yapılan ıslah ile söz konusu miktar 24.190,00 TL’ye çıkartılarak bu miktarın davalıdan tahsili talep edilmiş, aynı maddi vakıaya dayalı olarak açılan birleşen davalarda ise müvekkilinin olay nedeniyle uğradığı manevi zarar karşılığı olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın ve sakat kalan müvekkilinin ömür boyu sol ayak tabanlık protezi kullanmak zorunda olduğunu ileri sürerek, protez bedeli karşılığı yapılan ıslah sonucu 5.013,30 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde davacının tamamen kusurlu olduğunu, müvekkili Kurumun bir kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davalar ile davacının ıslah talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davada, 04.02.1948 tarih, 10/3 sayılı İBK’ya göre bozma ilamından sonra ıslah talebinde bulunamayacağından davacının kaza sonucu meydana gelen sakatlığı nedeniyle iş gücü kaybından dolayı 7.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/69 E. sayılı dosyasında ise hükmedilecek manevi tazminatın zarar görenin zenginleşmesine neden teşkil etmeyecek şekilde, olayın oluş şekline, tarafların kusur oranlarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden 15.000,00 TL’nin uygun görüldüğü gerekçesiyle birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/558E. sayılı dosyası ile ilgili karar bozma ilamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada; davanın kabulü ile 7.000,00 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/69 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davalı T.. M..’nden alınarak, asıl ve birleşen davalarda davacı S.. P..’na verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 57,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.