Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12449 E. 2014/18652 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12449
KARAR NO : 2014/18652
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2012/1567-2014/139

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/05/2014 tarih ve 2012/1567-2014/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Maltepe Şubesi’nin müşterisi olduğunu, 2011 yılında müvekkiline ait İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Şerifali Mahallesi’nde bulunan arsanın sahte vekalet ile faili meçhul şahıslarca satılmak istendiğini, durumun tapu görevlilerince fark edilmesi üzerine son anda engellenildiğini, bu olay nedeniyle davalı bankanın Libadiye Şubesi’nde müvekkili adına 1053297-9 nolu yeni bir hesap açıldığını, bu hesaba satış işlemi nedeniyle 40.000,00 TL kaparo yatırıldığını öğrendiğini, bahsi geçen hasabın müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında davalı banka tarafından açıldığını, hesaba yatan para ile alakasının bulunmadığını, müvekkilinin davalı bankaya ihbar göndererek ilgili hesabın kapatılmasını talep ettiğini, davalı bankanın hesabı kapatmadığı gibi yaptığı resmi yazışmalarda hesabın müvekkiline ait olduğuna dair bilgi verdiğini ileri sürerek davalı bankanın Libadiye Şubesi’nde bulunan 1053297-9 nolu hesabın müvekkiline ait olmadığının tespitine hesabın hükmen kapatılmasına, hasabı yasaya aykırı olarak açıp talebe rağmen kapatmamak suretiyle müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet veren davalı bankanın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 3.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkil bankanın Maltepe Şubesi arasında imzalanan bankacılık sözleşmesi ile bu şubede davacı adına 1053297 nolu ana hesabın açıldığını, dava dışı ihbar olunan tarafından gönderilen havalenin taraflar arasında imzalanan bankacılık sözleşmesinin havale ile ilgili hükümler başlıklı 6. maddesi uyarınca Libadiye Şubesi’nde açılan ek hesaba alındığını, yapılan işlemin imzalanan bankacılık sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu, bu işlemden kaynaklı davacının bir zararının bulunmadığını savunarak davanın redini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan bankacılık hizmet sözleşmesinin davalı bankaya davacının bilgisi ve rızası dışında başka bir şubede davacı adına hesap açma yetkisi vermediği, davalının davacı adına mevcut bir hesap var iken başka bir hesap açarak gelen havaleyi bu hesaba kabul etmesinin bankacılık kurallarına da uygun olmadığı, bahsi geçen hesabın ihbara rağmen kapatılmaması, resmi kurumlara ve savcılığa hesabın mevcudiyetine ilişkin bilgi verilmesi, bu hesabın dolandırıcılık suçunda kullanılması nedeniyle davacının manevi tazminat isteminde haklı olduğu, gerekçesiyle davalı bankanın Libadiye Şubesi’nde davacı adına açılan 1053297-9 nolu hesabın davacının bilgisi ve onayı dışında mevzuata aykırı biçimde açıldığının tespiti ile
anılan hesabın kapatılmasına, kapatılan hesap üzerinde İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/65 esas sayılı dosyasından verilmiş olan tedbir kararı devam ettiğinden hesapta bulunan paranın ileride hak sahibine ödenmek üzere ayrı bir hesaba aktarılmasına, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davacının manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya içerisindeki 12.12.2012 tarihli davalı ihtarnamesinden dava konusu hesabın Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce konulan tedbir nedeniyle kapatılamadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu hesabın suçta kullanılması ise tamamen davalının bilgi ve rızası dışında gerçekleşen bir olay olup, dava dışı üçüncü şahıslardan gelen havalenin davacıya ait ana hesaba kabul edilmesi halinde dahi davacıya ait bir hesabın suçta kullanılmasının önüne geçilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu açıklama itibariyle somut olayda davalının ne suretle davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylemlerde bulunduğu açıklanmaksızın ve sırf sözleşme hükümlerinin hatalı yorumu neticesinde ana hesaba ek olarak yeni bir hesap açılması ve bu hesaba havale kabulünden ibaret eylemin de manevi tazminatı gerektirmeyeceği gözetilmeden davacı yararına yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.