Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12451 E. 2014/19092 K. 05.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12451
KARAR NO : 2014/19092
KARAR TARİHİ : 05.12.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ….. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2014 tarih ve 2012/426-2014/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin % 30 oranında ortağı olduğunu, şirketin durumu hakkında bilgi alma ve denetim hakkının sürekli engellendiğini, şirketin kuruluş tarihinden itibaren elde ettiği kar payının dağıtılmasına ilişkin taleplerinin sürekli olarak reddedildiğini, bu sebeple bugüne kadar kar payı dağıtılmadığını, dağıtılmayan ve yedek akçe olarak ayrılan karların şirketin içinin boşaltılması suretiyle şirket mal varlığının azaltılacağını düşündürdüğünü, bu sebeple…. 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/48 D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını ve…. 10.Noterliğinden 01/06/2012 tarih 20677 yevmiye nolu ihtarname göndererek şirket kar payının dağıtılması gündemli ortaklar kurulunun toplanmasını talep ettiklerini, 29/06/2012 tarihinde Ortaklar Kurulu’nun yapıldığını, diğer ortakların birlikte hareket ederek davacının red oyuna rağmen, davacı aleyhine bir çok kararların alındığını, bunlardan birinin de şirket karının yedek akçe olarak ayrılması ve ortaklara dağıtılmaması yönünde olduğunu, bunun da davacının kar payı alma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, bundan dolayı bu maddenin iptalini talep ettiklerini ileri sürerek, 29/06/2012 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nda alınan kar payının yedek akçe olarak ayrılmasına dair kararın iptali ile davalı şirketin kuruluş tarihinden bu yana elde ettiği karın tespitine, davacının davalı şirkette bulunan hissesi ile orantılı olarak almaya hak ettiği kar payının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL’sinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2006-2007-2008 yıllarına ait karların dağıtılmaması kararının 10/08/2009 tarih 2009/2 sayılı Genel Kurul Toplantısı’nda karar altına alındığını ve 02/02/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, bu karara karşı herhangi bir dava açılmadığını, 2009 yılı bilançosunun da 11/05/2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ayrıca çekilen ihtarname gereğince geçmiş yıllara ait bilanço ve kararların 22/06/2010 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiğini, 2009-2010 ve 2011 yılları bilanço ve gelir tablosunun davacıya 29/06/2012 tarihinde tebliğ edildiğini, şirket hesaplarında herhangi bir şaibe bulunmadığını, davalı şirketin 2009 yılında 450.417,88 TL, 2010 yılında 79.808,96 TL, 2011 yılında 54.373,49 TL zarar ettiğini, kar olmadığından dolayı dağıtılmasının da mümkün olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından; davacının, davalı şirketin % 30, diğer ortakların % 30 oranında …., % 20 oranında …. ve % 20 oranında …. olduğu, davalı şirketin 29/06/2012 tarihinde yapılan olağanüstü Ortaklar Genel Kurulu’nun 7. maddesinde; “Genel Kurulun 2. maddesinde belirtilen nedenler gereğince şirketin geleceğinde olan belirsizlikler ve şirket faaliyetinin sürdürülmesi imkanlarının olmadığı gibi şirketin kasa durumunun da uygun olmaması nedeni ile şirketin 31/12/2013 tarihini takiben tasfiye aşamasına gireceğinden, tasfiye sonucunda oluşan miktarlar ortaklara dağıtılacağı için, bugün itibari ile şirket yedek akçesinin dağıtılmasına gerek olmadığı ve otofinansman olarak şirket bünyesinde bırakılarak şirketin 31/12/2013 tarihine kadar faaliyetinin riske edilmemesi gerektiği” belirtilerek, yedek akçenin dağıtılmamasına ortak …’ın red oyuna karşılık ekseriyetle karar verildiği, davacının red oyu verdiği gibi şirket karının dağıtılması yönünde karar alınması gerektiğini belirterek görüşünü yazdırdığı, davacının bu görüşünün muhalefet şerhi kapsamında olduğu, davalı şirketin son üç yıldır zarar ettiği, zarar ettiği yıllara ilişkin bilançoların ortaklar kurulu toplantısı yapılarak onaylanmadığı ancak, 10/08/2009 tarih 2009/2 nolu ortaklar kurulu toplantısında bir önceki yıllara ait ortaklara dağıtılmayarak yedek akçeye ayrılmasına karar verildiği, bu karara karşı herhangi bir iptal davası açılmadığı, dava konusu yapılan genel kurulda ise, şirketin son üç yıldır zarar etmesinden dolayı ve faaliyetinin devam ettirilebilmesi için yedek akçeye ayrılmış karın dağıtılmaması yönünde davacının red oyuna karşılık diğer hissedarlarının oy çokluğu ile karar alındığı, alınan bilirkişi raporunda ise, davalı şirketin zarar ettiği, faaliyetini devam ettirebilmesi için yedek akçenin dağıtılmaması gerektiği yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.