YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12496
KARAR NO : 2014/17811
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2012 gün ve 2008/560-2012/87 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 21.02.2014 gün ve 2012/10617-2014/3237 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi … davalı sigorta şirketince 14/11/2005 tarihinde Ciddi Sağlık Riskleri Poliçesi ile 1 yıl süreli olmak üzere sigortalandığını, murisin primlerini düzenli olarak ödediğini, 14/11/2006 tarihinde poliçenin 1 yıl daha yenilendiğini, poliçe gereği teminat altına alınmış risklerden birinin gerçekleşmesi halinde sigortalıya 80.000 USD ödeneceğinin sigorta tarafından taahhüt edildiğini, 25/05/2007 tarihinde murisin çalıştığı iş yerindeki hırsızlık sonucu kredi kartlarının da bulunduğu çantasının çalındığını, derhal karakola müracaat ettiklerini ve bankalardan da çalınan kredi kartlarını iptal ettirdiklerini, iptal edilen kredi kartlarından çekim yapılamadığından başka şirketlerce kendisinden yeni kredi kartı bilgisi istendiğini 10/10/2007 tarihinde murise akciğer kanseri teşhisi konulduğunu, poliçe gereği teminatın ödenmesi için 01/11/2007 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu davalının kredi kartından çekim yapılamaması nedeniyle poliçenin iptal edildiğinin belirtildiğini ancak murise herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, tüm belgeler eklenerek yapılan başvuru sonrası davalı yanca ….. Noterliği’nce keşide edilen ihtarnamede murise iadeli taahhütlü mektup gönderildiği, mektubun iade olduğu, telefonlarına ulaşılamadığından 30/07/2007 tarihinde poliçenin iptal edildiğinin belirtildiğini, sigorta özel şartlarının 34.1 maddesi gereği davalı şirketçe murise yapılmış usulüne uygun ve murisin eline ulaşmış ve tebellüğ edilmiş bir bildirim bulunmadığını, poliçedeki tazminatın tahsili için …. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1049 Esas sayılı dosyası ile girişilen takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin temerrüt nedeniyle rizikodan önce iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı murisi … davalı sigorta şirketinde 14/11/2005-14/11/2006 tarihleri arasında 1 yıl süreli Ciddi Sağlık Riskleri Poliçesi düzenlediği, 14/11/2006 tarihinde 15/11/2007 tarihine kadar geçerli olmak üzere 1 yıl daha yenilendiği, poliçede teminat altına alınan risklerden birinin gerçekleşmesi halinde 80.000 USD tazminat ödeneceğinin kabul edildiği, sigorta sözleşmesinin genel şartlarının C.1. maddesinde 1 yıldan uzun süreli hayat sigortalarında sigorta ücretinin veya taksitlere bağlanmış olması halinde herhangi bir taksitin vadesinde ödenmemiş olması halinde sigorta ettirenin son ikamet adresine taahhütlü mektup veya noter kanalı ile ücret veya taksidin 1 ay içinde ödenmesi aksi takdirde sigortanın feshedilmiş olacağının ihtar edilmesi, bu sürenin sonunda ücret veya taksit ödenmemiş ise sözleşmenin feshedileceğinin hüküm altına alındığı, sigorta şirketi tarafından her ne kadar davacı murisine iadeli taahhütlü mektup ile bu durumun bildirildiği iddia edilmiş ise de iadeli taahhütlü olduğu belirtilen mektubun iade kartonunda içeriğinde ne olduğunun anlaşılamadığı ancak davalı taraf her ne kadar 12/01/2012 tarihli dilekçesi ile kapalı zarf halinde durduğu belirtilen zarf ve eki mektup içeriğini ibraz etmiş ise de PTT’den yapılan araştırmada mektup üzerindeki barkod numarasından taahhütlü mektubun merkeze gelişine rastlanmadığının bildirildiği, murisin hasta, müşahade ve epikrız raporları ve 04/11/2010 tarihli bilirkişi raporunun tıbbi yönden inceleme bölümüne göre de 03/01/2007 tarihli PA grafide kitle şüphesinin bulunduğu ve hastaya Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri tanısı konusu konulduğu ve tanı esnasında metastas yapmış olan tümörün 4. evrede olduğu ve bu evreye yaklaşık 1 yıl içinde geldiği, buna göre de tümörün 2006 yılından itibaren en iyi ihtimalle progresyon göstermeye başlamış olduğunun kesin olarak belirtildiği, bu durumda sigorta şirketinin sözleşme feshinin ve iptal işleminin, ihtarname şartına uyulmaması nedeni ile yerinde olmadığı ve murisin hastalığının sigorta süresi içerisinde meydana geldiği ve sözleşmenin özel şartlarının 30.1. maddesinde de kanser rizikosunun sigorta teminatında kaldığı ve davalıya rizikoya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilerek tazminat ödemesine ilişkin davacı yanca keşide edilen ihtarnamenin 09/01/2008 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1049 sayılı dosyasında 80.000 USD’nin takip tarihindeki efektif kur karşılığı olan 102.976,00 TL asıl ve 10.01.2008 temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında yıllık %9 yasal faiz üzerinden 2.234,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.210,44 TL için takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit nitelikte olduğundan %40 oranındaki 42.084,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce düzelterek onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 52,40 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.