YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12498
KARAR NO : 2014/14372
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 27/11/2013 tarih ve 2013/535-2013/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi esas ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, plakalı aracın poliçesinin priminin tahsil edilememesi sebebiyle davalı acente tarafından düzenlenmesinden beş gün sonra iptal edildiğini, davaya konu aracın karıştığı kaza sebebiyle davacı aleyhine açılan tazminat davasının kısmen kabulle sonuçlanmasıyla müvekkilinin ödeme yaptığını, maddesinin sigorta ücretinin tamamının sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödeneceği hükmünü haiz olduğunu, davalı acentenin poliçeyi düzenledikten sonra prim bedelini tahsil edemediğinden poliçeyi iptal ettiğini, böylece yasaya, poliçe genel şartlarına aykırı davranan davalının davacı tarafından ödenen tazminattan sorumlu olduğunu ileri sürerek, davacı tarafından ödenen bedellerin rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, ay sonu hesap kesimlerinde iptal edilmiş poliçelerin belli olduğunu, poliçenin primi ödenmeyince davacı şirketin onayı ile iptal edildiğini, poliçenin sigortalıya teslim edilmediğini, poliçenin bölge müdürlüğünün onayı olmadan iptalinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının acentası olan davalının, davaya konu poliçeyi prim tahsil etmeden düzenlediği ancak bu durumu davacıya bildirerek poliçenin iptali işlemini geciktirilmeksizin talep ettiği, davacının yaklaşık sekiz ay geçmesine rağmen iptal işlemini gerçekleştirmediği, davalıya atfı kabil bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, esas ve birleşen dava davacı vekil temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, esas ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, esas ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.