Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12507 E. 2014/19251 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12507
KARAR NO : 2014/19251
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2009/239-2013/100

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2013 tarih ve 2009/239-2013/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında aktedilen 345 kişinin hacca götürülüp getirilmesine ilişkin sözleşme kapsamında iki adet teminat mektubunun davalıya verildiğini, bu mektupların verilmesi nedeni dışındaki bir takım sebeplerle davalının teminat mektuplarını iade etmediğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/640 Esas sayılı dosyası ile açılan davada teminat mektuplarının iptaline karar verildiğini, davacı Z.. Ş..’in teminat mektubuna karşılık iki taşınmazını ilgili bankaya ipotek ettirdiğini, bankaca teminat mektuplarının nakte çevrilmesinin ardından ipoteklerin de paraya çevrilmesiyle 80.000 TL ve nakdi ödemeler nedeniyle 35.000 TL olmak üzere 115.000 TL’nin banka tarafından tahsil edildiğini, müvekkillerinin ticari itibarlarının zedelendiğini ileri sürerek 115.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline, ayrıca müvekkili Z.. Ş.. için 15.000 TL, müvekkili şirket için de 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektuplarının iptaline ilişkin kararın kesinleşmediğini, 2004 hac organizasyonuna katılmak üzere O.. Turizm Seyahat Acentasının alt acentalarına başvurarak kayıtlarını yaptıran ve ücretlerini de ödeyen ancak hacca götürülmeyen kişilere ait şikayet dilekçelerinin Bakanlığa intikal ettiğini, Bakanlık ile TÜRSAB Başkanlığı arasında imzalanan protokol gereği, O.. Seyahat acentası lehine Bakanlık emrine verilen iki adet teminat mektubunun çözülerek, mağdurlara oransal olarak ödenmesinin Bakanlık makamının oluru ile uygun görüldüğünü, idareye atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı idarenin haksız ve hukuka aykırı eyleminin mevcut olmadığı, teminat mektubunun paraya çevrilmesinin sözleşme hükümlerine dayandığı, davalı idarenin haksız eylemine dayanak yapılan mahkeme kararı kesinleşmeden bu davanın açılamayacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve diğer tüm belgeler gözetildiğinde davacının iddiasının dava tarihi itibariyle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakte çevrilen teminat mektupları nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın idarenin haksız eylemi kesinleşmeden açıldığı, dava tarihi itibariyle iddianın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacılardan O.. Turizm Seyahat Kuy. İnş. Taah. İth. Ltd. Şti.’nin dava konusu teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne ilişkin açtığı davada verilen red kararı Dairemizin 29.01.2008 tarih ve 2007/13206- 2008/760 E.K. sayılı ilamı ile “Dosyada mevcut teminat mektupları örneklerinden de, teminat mektuplarının 2004 yılı hac sezonunda sadece kesin hacı adayı olarak hacca götürülen 345 kişiye Suudi Arabistan’da yapılacak masraflar ve ödemelere ilişkin olarak tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında, yedek hacı adaylarına ilişkin bir edimi kapsamayan teminat mektuplarına ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin” yanlış olduğu gerekçesiyle bozulmuş olup, Dairemizin bozma ilamının kesin bozma niteliğinde olması gözetildiğinde 17.06.2009 tarihinde açılan işbu davanın erken açıldığından söz edilemez.
Yukarıda bahsedilen bozma ilamından sonra davacı O.. Turizm Seyahat Kuy. İnş. Taah. İth. Ltd. Şti ve dava dışı Haydar Zirek’in bir dava daha açarak “345 hacı adayının götürülüp getirilmesi hususunda sözleşme kapsamında davalı bakanlığa verilen 86.500 USD tutarındaki iki adet teminat mektubunun davalı yanca haksız olarak iade edilmemesi üzerine yanlar arasında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/640 (Yeni esas 2011/305) sayılı dosyasında görülen davada teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti ile iptallerine, davalı idarenin haksız sataşmasının önlenmesine karar verilmiş olduğunu, davalı idarenin bahse konu teminat mektuplarını haksız olarak iade etmemesi ve nakde çevirmesi nedeniyle zarara uğranıldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat” talep ettikleri, bu talepler hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/305-3013/197 E.K. sayılı ilamı ile “Birleşen Ankara Asliye 6 Ticaret Mahkemesi’nin 2009/372 esas sayılı dosyası ile görülen davada davacı O..Turizm Seyahat Kuy. İnş. Taah. İth. Ltd. Şti. açısından davanın kısmen kabulü ile 123.098,00 TL’nin 14.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, fazlaya dair maddi taleplerin ve davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine” karar verildiği, kararın Dairemizin 30.06.2014 tarih ve 2014/90-2014/12480 E.K. sayılı ilamı ile onandığı Uyap kayıtları üzerinde yapılan incelemeden anlaşılmış olup, anılan dosya mahkemece celbedildiği halde kesinleşmesinin beklenmesine gerek görülmemiş ve mahkemesine iade edilmiştir.
Bu itibarla, öncelikle davanın erken açıldığından söz edilemeyeceğinin gözetilmesi, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/305-3013/197 E.K. sayılı dosyasının celbedilerek, anılan dosya ile birleşen Ankara Asliye 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/372 esas sayılı dosyasındaki taleplerin ve verilen kararın da incelenmesi, işbu davadaki talepler ile karşılaştırılması, bu taleplerin dava konusu talepler ile çakışıp çakışmadığı, aynı konuya ilişkin olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.