Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12514 E. 2014/18777 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12514
KARAR NO : 2014/18777
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : GAZİANTEP(KAPATILAN) 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2013/262-2014/110

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep(Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2013/262-2014/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Nakliyat E.. Abonman Sigorta Poliçesiyle sigortalı emtianın davalı taşıyıcı tarafından yapılan nakliyesi sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, hasar nedeniyle müvekkilince sigortalısına 27.017,95 TL ödendiğini, meydana gelen zarardan taşımayı yapan araç maliki olan davalının hem TTK’da belirtilen sorumluluk, hem de BK’nın haksız fiil ve diğer sorumluluk hükümleri hem de taşımayı yapan aracın malik ve işleteni olması dolayısıyla sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, 27.017,95 TL’nin rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile sigortalı arasındaki Taşıt Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, mevcut dava sigorta poliçesinden kaynaklanmamış olup haksız fiil hükümleri çerçevesinde kanuni halefiyet yoluyla açılan tazminat davası niteliği taşıdığından Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine istinadan sigorta şirketinin taşıyıcıdan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
22.03.1944 tarihli 37 E.- 9 K. sayılı YİBK’nda da belirtildiği üzere bu dava, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Davacı sigorta şirketi halefiyet hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edilecektir. Dava dilekçesinde davacının sigortalısı ile davalı arasında TTK’da düzenlenen taşıma ilişkisi bulunduğu ileri sürülmüş olup, dava, TTK’nın 4. maddesine göre ticari dava niteliğini taşıdığından, TTK’nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görev alanındadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiile dayandığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.