YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12555
KARAR NO : 2014/18862
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ : KUŞADASI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2013
NUMARASI : 2013/114-2013/608
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 tarih ve 2013/114-2013/608 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı limited şirket ortakları iken davalının taahhüt ettiği sermaye payının bir kısmını ödedikten sonra, ödediği miktarı da geri alarak, ortaklıktan ayrılmak istediğini, ancak sermaye payının iadesinin mümkün olmadığını bilen davalının davacıya zorla, şirkete ödediği sermaye payının davacının kişisel borcu gibi gösteren bir sözleşme imzalattığını ve bu sözleşmeye dayanarak aleyhinde icra takibi yaptığını ileri sürerek sözleşmenin iptali ile davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili derdestlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/297 esas sayılı dava dosyasında davacının M.. K.., davalının L.. M.. olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu ve davalının anılan davada da işbu dava konusu sözleşmenin geçersizliğine dayandığı ve davanın derdest olduğu gerekçesiyle davanın 114/1.maddesi gereğince, derdestlik nedeniyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 Sayılı HMK’nın 114/ı maddesi uyarınca, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise, aynı konu yeni bir dava konusu yapılamaz. Zira, aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya layık bir menfaati bulunmamaktadır. Somut olayda, derdest olduğu savunulan, birinci dava olan, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/297 esas sayılı dava dosyasında davacının işbu dava dosyasında davalı olan M.. K.. olduğu, davanın, davacı M.. K..’nın işbu davada iptali istenen sözleşmeye dayanarak yaptığı icra takibine vaki itirazın iptaline istemine ilişkin bulunduğu, işbu davanın ise anılan sözleşmenin iptali ile sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/297 esas sayılı dosyasının konusunun işbu dava dosyasından farklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece, derdestlik nedeniyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.