Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12565 E. 2014/18773 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12565
KARAR NO : 2014/18773
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : BUCAK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2014
NUMARASI : 2013/110-2014/21

Taraflar arasında görülen davada Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2014 tarih ve 2013/110-2014/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ve davalının aynı isimdeki amcasının oğlu üniversiteye hazırlık dershanesi işletmeciliği yapmaya karar verdiklerini, davalı ve davalıyla aynı isimdeki amcasının oğlu olan kişi açılacak üniversiteye hazırlık dersanesi için gerekli olan tüm sermayeyi müvekkili ve dava dışı diğer ortağın koymasını isteyerek, borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla düzenledikleri 30.11.2005, 30.04.2006 ve 30.05.2006 vade tarihli toplam 3 adet bonoyu müvekkiline verdiklerini, müvekkilinin senetlerin tahsili için Bucak İcra Müdürlüğü’nün 2012/1238 E sayılı dosyasıyla başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da müvekkilinin amcasının oğlunun müvekkilinin TC kimlik numarasını kullanarak senet ve çek düzenlediğini, müvekkilinin davacının işletmesine ortak olmadığını, kendisine herhangi bir şekilde sermaye borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 818 sayılı BK’nın 126/4. maddesi ve 6098 sayılı BK’nın 147/4. maddesi gereğince ortaklar arasındaki alacak davaları için 5 yıllık zamanaşımı öngörüldüğü, taraflar arasında ortaklık ilişkisi kurulduğu, takip tarihi ve senetlerin vade tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, bonodan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, dava dilekçesinde davacı ile davalının ortak olarak üniversiteye hazırlık dersanesi işletmeciliği yapmaya karar verdiklerini, davalının sermaye koyma borcuna karşılık dava konusu senetleri müvekkiline verdiğini ileri sürmüş, ön inceleme duruşmasından önce verdiği cevaba cevap dilekçesinde ise müvekkilinin davalıya nakit olarak borç para verdiğini, şirket ortaklığından veya kar paylaşımından kaynaklanan bir alacak bulunmadığını belirtmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 141/(1) madddesi “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.” hükmünü haiz olup, davacı vekili cevaba cevap dilekçesiyle iddiasını değiştirdiğine göre, bu dilekçesindeki iddiası dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin dava dilekçesine göre değerlendirme yapılarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.