Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12690 E. 2014/19220 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12690
KARAR NO : 2014/19220
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2013/109-2014/107

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2014 tarih ve 2013/109-2014/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi’ne göre 28.12.2006 tarihli TS EN 206-1/19.4.2002 sayılı standardın kullanımına ilişkin TSE Marka Kullanım Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalıya Türk Standartları Uygunluk Belgelerinin verildiğini, davalının bu belgeler nedeniyle TSE Belgesi kullanım hakkı bedeli ödediğini, 2011 yılı marka kullanım ücretine ilişkin 24.3.2012 tarih ve 5.900,00 TL, 2012 yılına ilişkin olarak 10.5.2012 tarihli 1.967,00 TL tutarında faturaların düzenlenip davalıya gönderildiğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2012/13893 esas sayılı takip dosyasında icra takibine başlanıldığını, söz konusu takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, dava konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 28.12.2006 tarihinde düzenlenen sözleşme hükümlerinden sözleşmenin otomatik olarak uzadığı sonucuna varılamayacağını, müvekkilinin en son 31.12.2009 tarihinde vize işlemlerini yaptığını, bu itibarla dönem sonu olan 28.12.2010 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini, müvekkilinin başka bir firmaya ait standart belgesini bu tarih itibariyle kullanmaya başladığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 24.03.2012 tarihine kadar yürürlükte kaldığı, bu tarih itibariyle feshedilen sözleşme uyarınca davalının marka kullanım bedeli olarak 7.867,00 TL ve 157,61 TL işlemiş faiz borcunun bulunduğu, alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likit olduğu gerekçesiyle davalının İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2012/13893 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip tutarı üzürinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen Marka Kullanım Sözleşmesi nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir. Mahkemece sözleşme hükümleri değerlendirilerek sözleşmenin kendiliğinden uzayıp uzamayacağı, davacının faturaya dayanak gösterdiği alacağının olup olmadığı, varsa fatura bedellerinin sözleşme, ilgili tarife ve yönerge hükümlerine uygun olup olmadığı hususları yeterli bir şekilde tartışılmamıştır. Öte yandan, davalı vekili 28.12.2010 tarihi sonrasında müvekkilinin
başka bir firmaya ait standart belgesini kullandığını ileri sürmüş olup, dosya içerisindeki 4.6.2012 tarihli yazıda davalının 2011 yılı başlarında belgelerin iptaline dair başvuruda bulunduğuna değinilmiş, bu yönde bir araştırma cihetine de gidilmemiştir. Açıklanan bu hususlara ilişkin eksiklikler giderilip, tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.