YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12750
KARAR NO : 2014/19221
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2013/39-2013/142
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.07.2013 tarih ve 2013/39-2013/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin 1962 yılında faaliyete başladığını, 1974 yılında şimdiki unvanını aldığını, müvekkiline ait Mabel markasının tanınmış marka niteliğinde olduğunu, davalının Mabel Tekstil Kon. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanıyla 2009 yılından beri faaliyet gösterdiğinin müvekkilince tespit edildiğini, davalının ticaret unvanının müvekkilinin markası ve ticaret unvanıyla iltibasa sebebiyet verdiğini, davalı kullanımının TTK ve 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının ticaret unvanındaki “Mabel” ibaresinin terkinine, kullanımın ve haksız rekabetin men’ine, maddi durumun ortan kaldırılmasına ve hümün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tebligata rağmen cevap vermemiş duruşmalara iştirak etmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesinde yer verdiği hususların TTK hükümleri çerçevesinde çözülmesi gereken uyuşmazlıklardan olduğu, ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin dava konusu uyuşmazlık yönünden görevli bulunmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine dosyanın talep halinde yetkili ve görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “Mabel” ibaresinin terkini, kullanımın ve haksız rekabetin men’i istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının ticaret unvanında yer alan “Mabel” ibaresinin müvekkilinin tescilli marka ve ticaret unvanıyla iltibasa mahal verdiğini, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüştür. Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime ait olup iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle uyuşmazlıkta; tescilli ticaret unvanına dayanılması nedeniyle TTK hükümlerinin, tescilli markaya dayanılması nedeniyle de 556 Sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gereklidir.
556 Sayılı KHK’nın, 22.6.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararname’de öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.Bu açıklamalar uyarınca somut olayda davacı adına tescilli markadan kaynaklı haklara da dayanıldığı, davaya bakma hususunda mahkemenin görevli bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.