YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12782
KARAR NO : 2014/17296
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ : KORGAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2013
NUMARASI : 2011/143-2013/148
Taraflar arasında görülen davada Korgan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/09/2013 tarih ve 2011/143-2013/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı cirantadan alacağı karşılığında almış olduğu, keşidecisi dava dışı şirket olan 18.06.2009 keşide tarihli davalı …Katılım Bank A.Ş’ye ait çeki 18.06.2009 tarihinde … Ziraat Bankası Şubesi’ne ibraz ettiğini, çekin çalıntı olduğundan bahisle davalı Ziraat Bankası tarafından çeke el konulduğunu, müvekkiline çek hakkında uzunca bir süre hiçbir bilgi verilmediğini, 06.07.2011 günü çekin akıbetini öğrenmek üzere davalı Ziraat Bankası … Şubesi’ne gittiğinde önce çek aslının müvekkiline teslim edildiğini, ancak daha sonra müvekkili bankaya davet edilerek çek aslının kendisinden alındığını ve müvekkiline aslı gibidir kaşeli bir örneğinin verildiğini, çek aslı ve fotokopisine herhangi bir karşılıksız şerhi konulmadığını, diğer davalı banka tarafından mahkeme kararına dayanmayan kayıp/çalıntı ihbarı nedeniyle bu işlemlerin yapıldığını müvekkilinin sonradan öğrendiğini, davalı bankaların yapmış olduğu keyfi uygulamalar nedeniyle müvekkilinin çekle ilgili her türlü yasal haklarının zayii olduğunu ileri sürerek, 8.000,00TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili, çek fotokopisine aslı gibidir kaydı düşüldüğünden davacının yasal takibe geçilmesinin mümkün olduğunu, kusurun tamamen davacıdan kaynaklandığını, takas işlemlerinde müvekkili bankanın sadece vekil sıfatıyla işlem yaptığını, işlemlerin tarafının T.. B.. A.Ş. olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
…. Katılım Bank A.Ş vekili, davalı Ziraat Bankası’nın müvekkili bankanın bildirimi nedeniyle imza kontrolü yapması, imza tutmaması nedeniyle veya başka bir nedenle sebep belirterek tarih barındıran kaşesini çekin arkasına vurması ve çeki ibraz edene vermesi gerekirken çeke el koyması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilininin kusuru bulunmadığını, davacının da basiretli tacir gibi davaranması gerektiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nın 711/3. maddesindeki “Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsinin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten men edebilir.”şeklindeki hükmün çek keşide tarihinden önce 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren
5838 sayılı Yasa’nın 32/19. maddesi ile iptal edildiği, davalı T.. B.. A.Ş’nin takasa ibraz edilen çeki ödemeden men yasağı bulunmaksızın “zayi veya çalıntı” açıklaması ile iade isteme hakkı olmadığı, davalı Ziraat Bankası A.Ş. … Şubesi’nin ise kendisine mahkemece verilmiş bir ödemeden men yasağı sunulmadan, diğer davalı bankanın talebi ile çek aslını davacıya iade etmemesinin doğru olmadığı, davalıların kusurlu eylemleri neticesinde davacının çek ile ilgili olarak yasal haklarını kullanamayarak zarara uğradığı, çekin takasa ibraz tarihinde keşideci hesabında karşılığının bulunmadığı gözetilerek davalı T.. B.. A.Ş ‘nin %75, diğer davalı Ziraat Bankası’nın %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … Katılım Bank A.Ş. ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hamil tarafından ibraz edilen çeke çalıntı ihbarı nedeniyle ibraz edilen bankaca el konulmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı … Katılım Bank A.Ş.’ye ait çeki, cirantadan olan alacağına karşılık ciro yoluyla teslim aldığını, davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Şubesi’ne ibraz ettiğinde, muhatap bankanın talimatına istinaden, çalıntı iddiasıyla ibraz tarihi olan 18.06.2009 tarihinde çeke el konulduğunu, 06.07.2011 tarihinde de çekin aslı gibidir onaylı fotokopisinin verildiğini, çekten kaynaklanan haklarını kaybettiğini ileri sürerek her iki davalıdan tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece, davalı … Katılım Bank A.Ş’nin ödemeden men yasağı bulunmayan çekin iadesini “zayi veya çalıntı” açıklaması ile iade isteme hakkı bulunmadığından %75, diğer davalı bankanın da çeki hamile iade etmemekle %25 kusurlu olduğu gerekçesiyle, çek bedelinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu dava ile çekten kaynaklanan hakların kaybedilmesi nedeniyle zarara uğrandığı ileri sürüldüğüne göre, öncelikle çekin teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan gerçek bir zarar bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Ancak mahkemece, keşidecinin ibraz tarihinde çekle ilgili hesap bakiyesinin sıfır olduğuna dair araştırma dışında, dava konusu çekin sahte olup olmadığı, çekin keşideci ve cirantalardan tahsil kabiliyeti bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Yine davalının akidini seçerken özen göstermesi gerektiği, dolayısıyla davacının müterafık kusuru bulunup bulunmadığı da değerlendirilmemiştir. Bu durumda, çekin keşideci ile cirantalar yönünden tahsil kabiliyeti bulunup bulunmadığı ve davacının müterafik kusuru değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.