YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12918
KARAR NO : 2014/19263
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2014 tarih ve 2013/179-2014/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tanınmış “…” ibareli markaların bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının iltibasa, haksız yararlanmaya, müvekkili markalarının ayırdediciliğinin zedelenmesine neden olacak şekilde ve kötüniyetle 2010/59622 sayılı “… … Servisi” ibareli markayı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek anılan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markasındaki asıl unsurun “…” ibaresi olduğunu, davacının kendi markasını, müvekkili markasının kapsadığı 37. sınıflarda kullandığına ilişkin bir delil sunmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bakış açısına göre bütüncüllük ilkesi kapsamında karşılaştırıldığında “…” ibaresi yönünden ayniyet bulunduğu, davalı markasında yer alan “… Özel Servis” ibaresinin markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı, her iki markaya sahip ticari işletmeler arasında bağlantı bulunduğu zannını uyandırabileceği, karıştırılma ihtimaline sebep olabileceği, aynı tür hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1 (b) maddesi uyarınca nisbi tescil engeli bulunduğu, “…” markasının TPE nezdinde tanınmış markalar siciline kayıtlı olduğu, herkesçe bilindiği, 37. sınıftaki tüm hizmetler yönünden “…” ibaresinin tek başına veya başka ibarelerle birlikte marka olarak tescilinin davalıya haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2010/59622 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.