YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13173
KARAR NO : 2014/19380
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ : … ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2014 tarih ve 2012/295-2014/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına tescilli …sayılı “…” ibareli markanın müvekkili şirketin “…” unsurlu markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markalarının aynı/benzer sınıfları kapsadığını, ibarenin karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacı markası olan “…” nin tanınmış marka olduğunu, davalının iyi niyetli olmadığını, davaya konu ibarenin müvekkilinin ticaret ünvanı ile de iltibas teşkil ettiğini ileri sürerek; davalı adına tescilli “…” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kullanıma müdahele edilmeyerek davalının markaya yatırım yapılmasına ses çıkartılmadığını, bu bakımdan davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, taraf markalarının aynı olmadığını, iltibasa yol açmadığını, davacı markalarının tanınmış marka olmadığını, davalının kötüniyetli bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait “…” unsurlu markalar ile davalıya ait “Sanıfix” ibareli marka karşılaştırıldığında 556 Sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca markaların aynı ve ayırt edilemeyecek türdeki markalardan olmadığı, taraf markalarının “SAN” ön ekinde kesiştikleri, ancak bütün olarak markalara bakıldığında görsel ve işitsel olarak aynı olmadıkları, markalar aynı sektörde yer almadığından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, davacı kötü niyetli tescil başvurusu iddiasında bulunmuş ise de, davacının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla tescil başvurusunda bulunulduğu hususunu ispatlayacak bir delil sunulamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.