YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13180
KARAR NO : 2014/17619
KARAR TARİHİ : 14.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 gün ve 2013/228-2013/327 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/06/2014 gün ve 2014/5668-2014/12072 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin acentesi olduğunu, acentelik sözleşmesinin 26/08/2009 tarihinde noter ihtarnamesi ile feshedildiğini, acentelik sözleşmesi gereğince tahsil edilen primlerin müvekkiline bir hafta içerisinde ödenmesi gerektiğini, ödenmeyen primlerle ilgili icra takibi başlatıldığını, takip dosyasına davalının itirazda bulunması üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosyada ise davalı şirketin ortağı ve temsilcisi olan … hakkında aynı acentelik sözleşmesi gereğince fesihten itibaren müvekkiline intikal ettirilmesi gereken prim tahsilatlarının dava dışı şirket tarafından ödenmediğinden bahisle davalının sözleşmenin teminatı olarak vermiş olduğu ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin başlatılan icra takibinde yapmış olduğu itirazın iptaline ve %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı, davaya cevap vermemiş, birleşen davada ise davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine dair verilen karar, davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.06.2014 tarihli kararı ile onamıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne dair kurulan ilk hüküm, Dairemizin 2012/5520 Esas, 2013/5798 Karar sayılı ilamı ile birleşen davanın davalısı olan …’nin aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte, 75.000 TL’nin üzerindeki kısıma itiraz ettiği, ipotek limiti olan 75.000 TL için itirazda bulunmadığı, üst sınır ipoteğinde mümeyyiz davalının ödemesi gereken tutar 75.000 TL ile sınırlı bulunduğundan bu tutardan fazlasına imkan verecek şekilde yapılan takibe itirazının yerinde bulunduğu gerekçesiyle bozulmuş,
bozmaya uyan mahkemece de aynı gerekçe ile davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, birleşen davaya konu edilen 75.000 TL yönünden davalının bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen itirazın iptali davalarında, icra takibine itiraz edilmesinin davanın ön koşulu olduğu ve somut olayda 75.000 TL yönünden bu ön koşulun gerçekleşmediği hususları gözden kaçırılarak davalı yararına 75.000 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekmekte ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3/c bendinde yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 8.050,00 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi uyarınca belirlenen 1.320 TL” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.