YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13443
KARAR NO : 2014/18334
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2012 gün ve 2010/287-2012/151 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/03/2014 gün ve 2012/17233-2014/6090 Sayılı kararı aleyhinde davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin cips üretimi yapıp patates ihtiyacının tedariki için davalı şirket ile 04/11/2008 ve 01/01/2009 tarihli sözleşme imzaladığını, müvekkilinin avans borç niteliğinde 04/11/2008 tarihli sözleşme için 427.009,00 TL, 01/01/2009 tarihli sözleşme için ise 1.358.781 TL ödediğini, davalı şirketin mali sıkıntıya düşmesi nedeniyle 750.000,00 TL nakit avans/borcun da ödendiğini, toplam avans borç bedelinin 2.527.711,39 TL olduğunu, ilk hasat zamanı 16/05/2009 tarihi geldiğinde davalı şirketçe ürünlerin 3. şahıslara devredildiğinin öğrenildiğini, 21/05/2009 ve 20/05/2009 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, müvekkilinin vermiş olduğu parayı tahsil edememe riski ile karşılaşması nedeniyle 19/08/2009 tarihli protokolün imzalandığını, davalı …, … ve …’un ayrı ayrı 2.527.000 TL meblağın tamamına müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, protokol çerçevesinde 506.859,51 TL borcun ürün tesliminde mahsup edilmek suretiyle tahsil olunduğunu, protokole göre davalı şirketin borcunun 5 yıla taksitlendirildiğini, protokolün 8.maddesinde davalı şirketin ipotek tesisi için gayrimenkul göstermesi gerektiği halde ipotek verme yükümlülüğünden kaçındığını, protokolün 9. maddesine göre verilen bonoların vade, meblağ ve imzalarının bulunduğu ancak keşide tarihi taşımadıklarının görüldüğünü, müvekkili şirketin vermiş olduğu avanslardan dolayı 2.020,851,88 TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 500.000 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, 19/08/2009 tarihli protokolün 8. maddesinde asıl borçlu davalı şirketin 1.000.000 TL’lik bir ipoteği davacıya tesis etmesi halinde kendisi ve …’un kefil olacaklarının kararlaştırıldığını, protokol 11. maddesine göre ipotek tesis edilmediğinden protokolün yürürlüğe girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …’da aynı savunmada bulunmuştur.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında imzalanan 19/08/2009 tarihli protokolün 4. maddesine göre davalı şirketin 2.527.000 TL tutarındaki borcunun 5 adet bono ile tasfiyesinin kararlaştırıldığı, 8.maddeye göre bu ödeme ve taahhütlerin teminatını teşkil etmek üzere davalı şirketin bir gayrimenkul üzerine 1.000.000 TL tutarında ipotek tesis etmeyi kabul ettiği, söz konusu protokolün davalı şirket ile müşterek borçlu müteselsil kefil …, … ve … tarafından da imzalandığı, protokolün 11. maddesinde protokolün ipoteğin tesisi ve 9. maddede belirlenen bonoların teslimiyle yürürlüğe gireceğinin kararlaştırıldığı, henüz ipotek tesis etme borcunun yerine getirilmediği, davalı şirket ile kefiller tarafından imzalanan bonoların tanzim tarihinin bulunmadığı, daha sonra kefiller tarafından kefil sıfatı çizilerek davacıya teslim edildiği, söz konusu protokolün yürürlüğe girmesi için öngörülen ipotek tesis etme borcu dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde davalı şirket tarafından yerine getirilmediğinden ipotek fiilen tesis edilmemiş olmasına rağmen MK’nın 2. ve BK’nın 154.( TBK’nın 175) maddesi hükmü gereğince protokolün yürürlüğe girmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, kefillerin de borcun tamamından BK’nın 483 ve 484. maddesi (TBK. 581 ve 583) çerçevesinde sorumlu oldukları, davalı … tarafından bu protokolden sonra 10/12/2009 tarihinde yeniden protokol düzenlendiği bununla kefillerin sorumluluğu ve protokolün yürürlük maddesinin değiştirildiği savunulmuş ise de ibraz edilen ve sadece davalı şirket tarafından imzalanan protokol aslı sunulmadığından bu savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalı … ile … vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı … vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı …’dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.