YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13480
KARAR NO : 2015/10067
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2012/18-2014/148
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2014 tarih ve 2012/18-2014/148 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av.A. Ü.ile davacı vekili Av. C. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kişisel gelişim uzmanı olduğunu, L. isimli firmaya içinde eğitim notları, kitap çalışmaları, sunumları ve kişisel fotoğraflarının bulunduğu flash diski gönderdiğini, yapılan incelemenin ardından davacıya teslim edilmek üzere flash diskin davalıya teslim edildiğini, kargonun beş aydır boş olan evin kapısındaki ekmek sepetine bırakıldığını, müvekkilinin 5 yıllık birikiminin kaybolduğunu, kargonun kendilerine teslim edilmediğini, fotoğrafların arkadaşlık sitesinde yayınlandığını ileri sürerek, 10.000 TL maddi ve 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, kargonun içeriğinin belirtilmediğini, davacı alıcıya teslim edildiğini, taşımanın özenle yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının gönderiyi imza karşılığı olmaksızın ekmek kutusuna bırakmasının ağır kusur teşkil ettiği, 767/5. maddeye göre ağır kusur durumunda 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, kargonun davacıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, davacının flash diskte bulunan çalışmalardan dolayı maddi zarara uğradığı, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, 818 Sayılı BK’nın 42. maddesine göre maddi tazminatın takdir edildiği, davacının olay nedeniyle manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 32.520 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı aleyhine tazminata hükmedebilmek için davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Olayların normal akışına ve hayat tecrübelerine göre, mahiyeti ve ana temayülü itibariyle meydana getirmeye genel olarak elverişli olan veya bu türden bir sonucun gerçekleşme ihtimalini objektif olarak artırmış bulunan zorunlu şarta, söz konusu sonuç arasındaki bağa uygun illiyet bağı denir. İlli unsurla sonuç arasındaki bağ genelleştirilecek nitelikteyse, yani bu şart böyle bir sonucu meydana getirmeye genel olarak elverişli ve mütemayilse, şartla sonuç arasında uygun illiyet mevcuttur. Aksi halde somut olaya has, uygun olmayan tesadüfi bir illiyet söz konusu olur.
Olayların normal akışına ve genel tecrübelere göre, gerçekleşen türden bir sonuca getirmeye elverişli sebep, sorumluluğu doğuran sebeptir. Bir olayla sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunması, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, olayın o tür bir sonuç yaratmaya elverişli bulunmasına, bu yüzden de bu olaydan o sonucun doğmasının genel olarak uygun görülmesine bağlıdır. (Bkz. Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, cilt 2, sayfa 62,63 )
Somut olayda, davacı taraf kişisel gelişim uzmanı olduğunu, diploma çalışmaları nedeniyle dava dışı L. firmasının sunum istediğini, bunun üzerine içinde eğitim notları, kitap çalışmaları, sunumları ve fotoğraflarının bulunduğu flash diski dava dışı firmaya gönderdiğini, bilgileri incelendikten sonra kendilerine iade edilmek üzere davalı kargo şirketine teslim edildiğini, flash diskin davacıya teslim edilmeyerek ekmek sepetine bırakıldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise taşınan emtinın içeriği konusunda bilgi verilmediğini savunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, davalının eylemi, olayların normal akışı ve genel hayat tücrübelerine göre o tür bir sonuç yaratmaya elverişli değildir. Yani bir başka deyişle somut olaya has tesadüfi illiyet söz konusudur.
Bu durumda, mahkemece flash diskin değeri kadar maddi tazminata hükmetmek ve sırf özel fotoğrafların arkadaşlık sitesinde yayınlaması olayına dayalı olarak manevi tazminatı belirlemek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.