Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13522 E. 2015/10069 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13522
KARAR NO : 2015/10069
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : MERSİN(KAPATILAN) 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2014
NUMARASI : 2012/38-2014/148

Taraflar arasında görülen davada Mersin(Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2012/38-2014/148 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü hazır bulunan davalı vekili Av.S. İ. ile davacı vekili Av. A. D. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait silonun 12.06.2005 tarihinde meydana gelen yangın sonucu hasar gördüğünü, davalının 8.325.820 TL ödeme yaptığını, konveyör galerilerini taşıyan çelik ayakların yangın nedeniyle zarar görmediği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, yaptırdıkları incelemede çelik ayaklarda yangın sonucu hasar oluştuğunu belirlediklerini, aralarındaki sözleşmede temerrüt faizinin %42 olarak tespit edildiğini ileri sürerek, 1.287.800 TL’nin %42 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çelik ayakların yangın sonucu hasar görmediğini, zararın teminat kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait siloda meydana gelen yangın sonucu çelik ayakların hasar gördüğü, tazminat miktarının 1.287.800 TL olarak belirlendiği, bu miktardan 250.000 TL hurda sovtaj değerinin düşüldüğü, taraflar arasındaki sözleşmede gecikme faizinin %42 olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.037.800 TL’nin yıllık %42 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK’nn 1283. maddesi hükmü uyarınca davalı sigorta şirketi davacı sigortalının uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlüdür. Gerçek zarar miktarı belirlenirken Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5’inci maddesi uyarınca, sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymetlerinin esas alınması gerekir.
Somut olayda, yangın rizikosu gerçekleştikten sonra taraflar arasında 17.05.2007 tarihli hasar tespit ön protokolü imzalanmış, 1.2. maddesinde çelik konstrüksiyon ayakların ihale bedelinin 1.128.600 TL olduğu, davalı sigortanın silo ayaklarının yangında hasar görmediğini ileri sürdüğü, davacının Üniversiteden alacağı rapor sonucuna göre taşıyıcı ayak bedellerini davalıdan talep edeceği, verilecek rapora kadar bu kısmın kapsam dışında bırakıldığı belirtilmiş olup, bu durumda yangın nedeniyle zarar gördüğü sabit olan çelik ayakların değeri konusunda, taraflar arasında kesin bir mutabakat niteliğinde olmayan ihale bedeli üzerinden hesaplama yapılması ve bu miktar üzerinden tazminat bedelinin belirlenmesi hatalıdır.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirki heyetinden rapor alınarak, 6762 Sayılı TTK’nun 1283 ve sigorta genel şartları uyarınca gerçek zarar miktarı belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece yangın sonucu hasar gören çelik ayakların hurda değerinin 250.000 TL olduğu kabul edilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dosyası üzerinde yapılan teknik inceleme, teknik çizimler, o dönemdeki hurda çeliğin birim fiyatı, Merkez Bankası döviz kuru üzerinden öngörü şeklinde çelik ayakların hurda değerinin 250.000 TL olarak tespit edildiği belirtilmiş olup, yapılan hesaplama denetime elverişli olacak şekilde açık değildir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak yangın nedeniyle hasar gören çelik ayakların tereddüte mahal bırakmayacak şekilde hurda değeri belirlenip, tazminat miktarından tenzil edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, mahkemece sözleşmenin 17.maddesine göre davacının tazminat talep tarihine 20 gün ilave edilerek, 15.01.2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki sözleşmenin 17 ve idari şartnamenin 52. maddesinde, sigorta şirketinin borcun muaccel olmasından itibaren iş bu şartname hükümlerini de dikkate alarak en geç 20 gün içerisinde tazminat bedelini ödeyeceği, bu sürenin aşılması halinde tazminat tutarına herhangi bir ihtar veya mahkeme kararına hacet kalmaksızın ilk talep tarihinden başlamak üzere gecikilen süre için faiz tahakkuk ettirileceği düzenlenmiş olup, bu durumda yukarıda anılan sözleşme hükmü uyarınca davacının ilk talep tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına, (3) numaları bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.