YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13544
KARAR NO : 2014/18999
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2013 gün ve 2009/98-2013/157 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/05/2014 gün ve 2014/966-2014/8990 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigortası poliçesi ile sigortalı dava dışı şirketin …’da yerleşik bir firmaya sattığı emtiaların taşıma işini davalı yana verdiğini, emtiaların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini ancak söz konusu malların teslim adresine varışı ile kontrolünde toplam 23 emtianın kayıp olduğunun anlaşıldığı, tespit edilen 15.563,25 Euro hasar miktarının 19.11.2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 15.563,25 Euro alacaklarının BK 83 gereği fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığı ile 19.11.2008 tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli döviz mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin bizzat nakliyeyi yapmadığını, sadece rezervasyon takip işlerini yapan forwarder şirketi olduğunu, hasar ihbarını süresinde yapılmadığını, tazminat talebinin fahiş bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 3.477,48 Euro üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/12/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.Somut olayda, davacı … şirketi tarafından nakliyat rizikolarına karşı sigortalanmış olan dava dışı sigortalı… Elektronik A.Ş.-…Elektronik A.Ş’ye ait 241 adet LCD TV emtiasının davalı taşıyanın sorumluluğunda …’ya taşınması sonrasında 19 inçlik LCD emtiasının 6 adedi ile 17 adet LCD emtiasının varma yerinde alıcısına eksik teslim edildiğini, bu eksikliğin CMR belgesine yazıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca temyiz üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonrasında 12/05/2014 tarihli ilamda yazılı olduğu üzere davacı itirazları tümden reddedilmiş, karar davalı yararına tazminat hesabı yönünden bozulmuştur,
Davacı vekili, taşımacı şoför iştirakiyle 23 adet LCD TV emtiasının eksik olduğunun tesbit edildiğini bu hususun taşıyıcı için ağır kusur teşkil ettiğini iddia etmiştir. Uyuşmazlık, davalı taşıyanın sorumluluğunun sınırları noktasında toplanmaktadır. Gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse dava konusu olayda uygulanması gereken CMR hükümlerine göre taşıyıcı, taşımasını üstlendiği malları alıcısına tam ve sağlam olarak teslim etmek zorundadır. Aksi halde, sorumluluğu esastır. Ancak, CMR Konvansiyonu’nun 17/2. maddesinde, hasar veya ziyanın, taşıyıcının önlemesine imkan bulunmayan durumlardan ileri gelmesi halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı, bu hallerin kanıtlanmaması durumunda ise CMR’nin 23. maddesine göre sınırlı olarak sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, somut olayda, davalı tarafından teslim alınan emtianın teslim sırasında yapılan sayımda eksik çıkmasının gerekçesi olarak makul bir sebebin ileri sürülemediği ihbar olunan TCDD Genel Müdürlüğü tarafından ibraz edilen teslim belgesinden de emtiaların demiryolu taşıması sırasında hasarsız olarak teslim edildiği dikkate alındığında, davalının sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesinde CMR’nin 29. maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerektiği açıktır.
CMR’nin 29. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanamayacağı gösterilmiş olup, buna göre hasar, taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan meydana gelmiş ise, taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da ispat yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanma olanağı kalmamaktadır.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca mahkemece, CMR’nin 29. maddesi çerçevesinde davalının eyleminde ağır kusur halinin bulunup bulunmadığı ve meydana gelen zarardan davalının tam sorumlu olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınmadan, sınırlı sorumluluk üzerinden tazminat hesabı yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün ilk bozmaya ilaveten yazılan bu gerekçeyle de davacı yararına bozulması gerekir.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.