YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13548
KARAR NO : 2015/10202
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2013/160-2014/121
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2014 tarih ve 2013/160-2014/121 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. U. K. ile davalı vekili Av. F. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 18.08.2008 ile 03.01.2012 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalıştığını, 03.01.2012 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde “çalışanın rekabet yasağı” düzenlendiğini ve söz konusu rekabet yasağının ihlali halinde de çalışanın “cezai şart” ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının istifasından hemen sonra müvekkil şirketin cerrahi grubundaki rakibi olan şirkette çalışmaya başladığını, dolayısıyla sözleşmenin 10. maddesindeki ve mülga BK 349. maddesindeki rekabet yasağına aykırı davranması sonucunda cezai şart ödenmesinin koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 10.000 ABD doları tutarındaki cezai şartın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı işçinin faaliyet alanı ve çalıştığı firmanın faaliyet gösterdiği sektör itibariyle davacı şirkete hissedilebilir şekilde zarar verme ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin süre ve coğrafi alan kısıtlamalarının davalı işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürecek nitelikte ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.