Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13556 E. 2015/10177 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13556
KARAR NO : 2015/10177
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2014
NUMARASI : 2013/331-2014/157

Taraflar arasında görülen davad İstanbul (Kapatılan) 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2013/331-2014/157 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/10/2015 günü hazır bulunan fer’i müdahil TMSF vekili Av.G. A. ile davalı İ.. A.. vekili Av.E.I. ve davacı vekili Av. M. Ç. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce banka personelinin teşvik ve yönlendirmesi ile S. A.Ş. R. Şubesi aracılığıyla 09/08/1999 tarihinde yatırdığı 19.600 USD nin E. O. Ltd. adlı banka hesabına aktarıldığını, daha sonra bankaya TMSF tarafından el konulduğunu, müvekkilinin mevduatının sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile ödenmediğini ileri sürerek; 19.600 USD’nin bankaya yatırıldığı tarih olan 09/08/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince dövize uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka ve feri müdahil TMSF vekilleri, davada zaman aşımı süresinin sona erdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak O. Ltd.yi tercih ettiğini, davalı Banka tarafından davacının bilgisi dışında işlem yapılmasının ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın husumet yönünden, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemişlerdir.
Fer’i müdahil O. vekili, TMSF’ye devrolunan bankaların off-shore hesapları nedeniyle zarara uğrayan mudilerin açmış olduğu davalarda TMSF’nin borcu üstlendiğini, bu nedenle uyuşmazlığın asıl muhatabının TMSF olduğunu ve davanın TMSF’ye karşı açılması gerektiğini saunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 19.600 USD’nin 09/08/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ING Bank A.Ş.’den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.