Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13659 E. 2014/19032 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13659
KARAR NO : 2014/19032
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ : … FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/02/2011 gün ve 2010/190-2011/11 sayılı kararı onayan Daire’nin 30/04/2014 gün ve 2014/2295-2014/8122 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirk… n 1961 yılından beri bisküvi sektöründe faaliyet gösterdiğini, “… “, “… … “, “… … “, “… … ” markalarını tescil ettirdiğini, “… ” markasının tanınmış marka olduğunu, davalının 1999 tarihinde “… … ” markasını aynı 5, 29, 30 ve 32. sınıflarda tescil ettirdiğini, bu tescilin iltibas yarattığını ileri sürerek hükümsüzlüğünü talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı markasının 556 sayılı KHK’nın 14.maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zarara gören kişi olmadığından dava açma hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, 2 adet faturanın pazar payı yaratacak biçimde ve ciddi kullanım sayılmayacağı, tescil tarihi itibariyle 5 yıl beklendikten sonra dava açıldığı, gıda sektöründe tanınmış olan davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle, davalı adına tescilli 1999/13278 sayılı “… … ” markasının kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.04.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Anayasa Mahkemesinin 09.04.2014 günlü kararı ile 24.06.1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasanın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ise de söz konusu maddenin atıfta bulunduğu aynı Kararnamenin 14. maddesi hükmü uyarınca markanın iptal koşullarının mevcut olmasına, mahkeme kararının davaya konu markanın iptali ile sicilden terkini şeklinde anlaşılacağının tabi bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.