YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13812
KARAR NO : 2014/14780
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
MAHKEMESİ : MARDİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2012
NUMARASI : 2011/548-2012/713
Taraflar arasında görülen davada Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2012 tarih ve 2011/548-2012/713 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan parasının internet bankacılığı kullanılarak müvekkilin iradesi dışında davalı Murtaza hesabına havale edildiğini, olayların bu gelişiminde davalı bankanın yeterli güvenlik önlemi almaması nedeni ile, davalı G. Pazarlama Ltd. Şti. ile Vodafone A.Ş’nin müvekkilinin sim kartının sahte belgelerle yeniden düzenlenmesine imkan tanıdıkları için kusurlu olduklarını ileri sürerek, 8.000,00 TL’nin davalılardan ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabındaki 8.000,00 TL’nin davalı M.. A..’ın hesabına aktarıldığı, davalı bankanın yeterli güvenlik önlemleri almadığı, bunun sonucunda davacıya ait bilgilerin yetkisiz şahıslarca ele geçirildiği, davacıya ait sim kartın sahte kimlik fotokopisiyle başvurmak suretiyle davalı G.Pazarlama Ltd. Şti’nden temin edildiği, davalıların davacının hesabından çekilen para nedeni ile sorumlu oldukları, davacının davalı V.A.Ş. aleyhine açmış olduğu davadan feragat ettiği gerekçesiyle, davalı V. A.Ş. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti’nin de kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti.’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı G. Paz. Tic. Ltd. Şti’ye iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.