YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14007
KARAR NO : 2014/15600
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 10. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/05/2009
NUMARASI : 2008/1329-2009/930
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2009 tarih ve 2008/1329-2009/930 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili A.. Ç..’in ortağı ve yetkilisi olduğu diğer müvekkili şirket aracılığı ile davalıya taşımacılık hizmeti sunarak kooperatif üyelerini aracı ile Antalya’dan Ankara’ya genel kurul için taşıdığını, taşıma karşılığında fatura keserek kooperatif yöneticilerine verdiğini, davalı fatura bedelini ödeyemeyince müvekkilinin kooperatif yöneticileri ile yaptığı görüşme ve yazılı başvurular neticesinde bu alacağının kooperatife olan borcundan mahsubunu talep ettiğini, kendisine de mahsup yapıldığının bildirildiğini ve kayıtlara da bu meblağın gider olarak işlendiğini ancak, müvekkilinin mahsup işleminin gerçekleşmediğini kendisine bildirilen kooperatif aidat borcu neticesinde öğrendiğini, bu nedenle müvekkilinin mahsup gerçekleşmediğinden kooperatife kalan borcunu ödemek zorunda kaldığını oysa kooperatif yöneticilerinin hileli olarak kayıtlar üzerinde taşıma ücretinin ödendiğini göstererek parayı zimmetlerine geçirdiklerini, müvekkilinin davalıya ihtarname de gönderdiğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 2.006 TL asıl alacak ve 2.592 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.598 TL’nin ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri, davacı A.. Ç..’in kooperatif üyesi olup, hak sahiplerinden olduğunu, 15.06.2003 yılı Haziran ayında yapılacak olan olağan genel kuruluna kooperatif ortaklarının taşınması için davacı şirket ile anlaşıldığını, davacı şirketin taşıma işini gerçekleştirdiğini ve faturayı o dönemin kooperatif yetkilisine teslim ettiğini, kooperatifteki kayıt ve bilgilerden davacı A.. Ç..’in taşıma bedeli olarak söz konusu şirkete ödediği ve bunun karşılığında o miktarlık aidat ödemesinin mahsubunu istediğini, o dönem yöneticilerinin de talebi kabul ederek mahsubu gerçekleştirdiklerini ve kayıtlarda gider olarak gösterildiğini, daha sonra kooperatif başkanı ve mali sekterin ciddi yolsuzluklarının ortaya çıktığını ve haklarında dava açıldığını, yapılan araştırmada davacı A.. Ç..’in mahsup işleminin gerçekleşmediği ve gider olarak gösterilen miktarın da kimseye ödenmediğinin anlaşıldığını, davacı A.. Ç..’in mahsuplaşma yapılmayan aidatlarını kooperatife ödediğini, anılan şahısların ödenmesi gereken taşıma ücreti bedelini başka bir üye olan A.. Ç..’e ödettiklerini ve sonrasında da bunu kayıtlara hileli olarak gider göstermek sureti ile zimmetlerine geçirdiklerini ancak, eski yöneticilerin yolsuzluklarından sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada aktif husumetin faturayı kesen şirkete ait olacağından davacı A.. Ç..’in husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacı A.. Ç.. yönünden davanın husumetten reddine, davacı şirket yönünden ise, dava konusu faturanın kapalı olarak düzenlendiği, faturanın kapalı düzenlenmesinin bedelinin alındığına karine teşkil ettiği, davacının artık bu faturanın kooperatif kayıtlarına işlenme şekline dayanarak kooperatiften talepte bulunamayacağı ancak, kendisinin aldatılması söz konusu ise kendisinden bedel ödemeden kapalı fatura alan şahıslara karşı dava açabileceği gerekçesiyle, davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen taşıma nedeniyle ödenmeyen fatura bedelinin tahsili istemi ile açılan alacak davası olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava ve talebe konu fatura kapalı fatura olması nedeniyle ödemeye karine teşkil etmekte ise de, bu karinenin aksi usulüne uygun delillerle ispat edilebilir. Bu itibarla, davacının tüm delilleri getirtilip toplandıktan sonra, faturanın davalı kayıtlarında bulunup bulunmadığı, ne şekilde ve hangi tarihte ödendiği hususlarında taraf defter ve belgeleri üzerinde muhasip bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp rapor aldırılarak ve ayrıca ceza dosyası da getirtilip incelenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazlılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı şirkete iadesine, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.