Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14036 E. 2015/4059 K. 24.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14036
KARAR NO : 2015/4059
KARAR TARİHİ : 24.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 gün ve 2011/407-2012/134 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/04/2014 gün ve 2012/17293-2014/7051 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili ile davalı …. Vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin … yasal mirasçıları olduğunu, … davalılardan …’nin kurucu hissedarlarından olup, halihazırda 199 ve 200 numaralı 2 adet kurucu hisse senedi ile 198,15 TL karşılığı nama yazılı hisse senedi sahibi bulunduğunu, davalı …. 24.09.2007 tarihinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca kısmi bölünme işlemine tabi tutulduğunu, kısmi bölünme suretiyle diğer davalı …’nin kurulduğunu, kurulan bu şirkete …’nin mal varlığının belirli unsurlarının ayni sermaye olarak tahsis edildiğini ve bu tahsis karşılığında Genel Yatırım’ın bu tahsise isabet eden sermaye hisselerinin …. ortaklarınca iktisap edildiğini, bölünme işlemi neticesinde sadece … nama yazılı hisse senedinden kaynaklı olan payına tekabül eden Genel Yatırım’da 42 adet 42,00 TL değerinde ayni sermaye niteliğinde hisse senedi verildiğini, ancak bölünme planında TTK’nın ilgili hükümleri tahtında korunması gereken intifa hakkı sahiplerinin haklarının karşılığının gösterilmediğini, bu nedenle söz konusu bölünme işlemi aslen intifa hakkı sahiplerinin haklarının karşılığı gösterilmediğinden batıl olduğunu, müvekkillerinin kurucu hisse senetlerinden kaynaklanan haklarının korunmadığını ileri sürerek, kısmı bölünme işlemlerinin 25231 sayılı Anonim ve Limited Şirketlerin Kısmi Bölünme İşlemlerinin Usul ve Esaslarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’in “Pay Sahiplerinin ve Diğer İlgililerin Hakları” başlıklı 8. maddesine aykırı olduğundan butlanına, bunun mümkün görülmemesi halinde müvekkillerinin bölünme ile hak etmiş olmaları gereken değiş/tokuş oranına göre belirlenecek kurucu hisse senedi karşılığına gelecek oranda kurucu hisse senedi tahsisi ile bu karşılık hisselerin müvekkiller adına tesciline veya belirlenecek kurucu hisse senedi karşılığına gelecek oranda kurucu hisse senedinin rayiç değeri üzerinden bedelinin tespiti ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili ile davalı …. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekili ile davalı …. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekili ile davalı …. vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan ve davalı …’den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davaya uygulanması gereken 6762 sayılı Kanun’un 403. maddesi uyarınca, kurucu hisse senedi sahiplerinin, anonim şirketin sermayesine, iştiraklerine ve/veya aktiflerine dayalı doğrudan bir hakları bulunmamakta olup bu nitelikteki hisse sahipleri ancak safi kazanca veya tasfiye neticesine iştirak edebileceklerdir. Davalılar arasındaki bölünme planında, bölünen şirkette kurucu hisse senedi sahiplerine bölünme sonucu kurulan şirkette aynı nitelikte hisse senedi verilmesini gerektiren bir hüküm bulunmamaktadır. Keza, bölünen şirketin sermayesi, bölünme planında öngörülen ve bölünme suretiyle oluşturulan şirkete aktarılan varlıkların bilanço değerleri miktarında artırılmış, bölünme suretiyle azalan şirket sermayesi tahkim edilmiştir.
Şirketin sermayesi, iştirakleri ve aktifleri üzerinde doğrudan herhangi bir hak sahibi bulunmayan kurucu hisse sahiplerinin haklarının bölünme suretiyle ihlali, ancak, bölünme suretiyle oluşan şirkete bölünen şirketten aktarılan varlıklar nedeniyle bölünen şirketin safi karının azalması, eş söyleyişle, bölünmenin gerçekleşmesinden sonra davacılara verilecek kar payının azalması halinde ortaya çıkabilecektir. Ancak, davacılar böylesi bir durumun varlığını ileri sürmedikleri gibi bir an için davacıların bu yönde bir iddialarının bulunduğunun kabulü halinde dahi bu iddianın kanıtlanamadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Esasen bu yöndeki bir hak kaybının varlığı halinde, bunun giderilmesinin davacıların kurucu hisse sahibi bulundukları şirkete karşı ileri sürülmesi gerektiği, davacıların bölünme suretiyle oluşan şirketin safi karı üzerinde hak sahibi olmaları da söz konusu olmadığından, bu yöndeki talepler bakımından diğer davalı şirkete husumet tevcih edilemeyeceği de açıktır.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece her iki davalı bakımından da davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya bir aykırılık bulunmamakta olup davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine, davalı … Yatırım AŞ vekilinin karar düzeltme itirazının ise kabulü gerektiği düşüncesindeyim. Bu suretle, Dairemizin karar düzeltme istemine konu ilamında, davacı yan vekilinin karar düzeltme isteminde de değinildiği üzere, gerekçe itibariyle oluşan çelişkinin davalı …Yatırım AŞ yararına olacak şekilde giderilmesi, anılan davalı hakkındaki bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyim.