Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14174 E. 2014/16910 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14174
KARAR NO : 2014/16910
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2012/496-2013/364

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2012/496-2013/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Tedaş’ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2. 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, davalının İHDS öncesi gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle açılan dava sonucu müvekkilinin icra dosyasına 5.014,07 TL ödediğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaaşımı def’i ve husumet itirazında bulunmuş, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, UEDAŞ ile davalı kurum arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin Üçüncü Kişilerin Hak ve İddiaları Başlıklı 7. maddesinin 7.3. Maddesinin”4628 sayılı Kanun’un 15.maddesinin (c) bendinde yer alan düzenleme saklı kalmak kaydıyla, Şirket yatırımları çerçevesinde oluşan Dağıtım Tesisleri’nin mülkiyetine ilişkin olarak ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflar TEDAŞ tarafından takip edilerek çözüme kavuşturulur. Bunlardan doğacak her türlü mali yükümlülük Şirket’e ait olup, TEDAŞ buna ilişkin rücu hakkına sahiptir. Bu ihtlafların Dağıtım Tesileri’nin geri devri sırasında devam ediyor olması halinde, TEDAŞ Şirket’ten muhtemel yükümlülüklerini karşılayacak tutarda ve nitelikte teminat talebinde bulunabilir. Bunlara karşılık olmak üzere Şirket’e karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınabilir. TEDAŞ’ın muhtemel zararları nedeniyle Şirket’ten tazminat talep etme hakkı saklıdır” düzenlemesini içerdiği, Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/847 E.-2008/646 K. sayılı kararın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklandığı, bir kamulaştırma işlemi olan kamuşlaştırmasız el atmadan kaynaklanan her türlü mali yükümlülüğün davacıya ait olması, kaldı ki davacı ile dava dışı Özelleştirme İdaresi arasında yapılan 31.08.2010 tarihli Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki hissesinin ….Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.’ne satışına İlişkin Hisse Satış Sözleşmenin Alıcının Taahhütleri başlıklı 9. maddesinin 9.3. maddesinde ” Alıcı, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle şirket ile ilgili gerekli gördüğü her türlü teknik, hukuki, finansal, vergisel ve diğer bütün incelemeleri yaparak ve şirketin sözleşme tarihi itibarıyla mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseler’in devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlülükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili ve/veya hukuki nedene dayanarak idare’den veya TEDAŞ’tan talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesi uyarınca da davacının davalıdan hiçbir talepte bulunmayacağını taahhüt ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile dört ilden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve TEDAŞ uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı Uludağ EDAŞ’a devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. Davacı taraf, davalının kamulaştırmasız el attığı taşınmaz malikince tazminat davası açılması üzerine taşınmaz malikine 5.014,07 TL ödemiş, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca bu ödemeden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, 24.07.2006 tarihli sözleşmenin 7.3 maddesi ve 31.08.2010 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinin 9.3 maddesi uyarınca davalının bu ödemeden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.3 maddesi ile şirket yatırımları çerçevesinde oluşan dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflardan doğacak mali yükümlülüklerin davacı şirkete ait olduğu düzenlenmekte olup somut olayda rücu talebine konu mahkeme kararı dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından gerçekleştirildiği dönemdeki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanmakta ve bu durumda sözleşmenin 7.3 maddesi değil, 7.2 ve 7.4 maddelerinin uygulanma durumu söz konusu olmaktadır. Bu itibarla, dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunu TEDAŞ’a yükleyen ve sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak hukuki ihtilaflar yönünden davacı şirkete ihbar yükümlülüğü yükleyen bu madde hükümlerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygulanabilmesi söz konusu olmayan 7.3 maddesi ile Özelleştirme Yüksek Kurulu ile …. Elektrik Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. arasında düzenlenen 31.08.2010 tarihli Hisse Satış Sözleşmesinin 9.3 maddesine dayanılarak, ayrıca Hisse Satış Sözleşmesi’nin 9.4 maddesinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’ndeki hükümlerin saklı tutulduğu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.