Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1436 E. 2014/11149 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1436
KARAR NO : 2014/11149
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2013/89-2013/237

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2013/89-2013/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı banka vekili ve davalılar F.. A.. ve Ö. T. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı E.. T.. Spor Malz. San. Tic. Ltd. Şti’nin müdürü iken 13/08/2003 tarihinde ortaklar kurulu kararıyla müdürlükten azledilip yerine M.. B..’un atanmasına rağmen, davalı banka yetkililerinin M.. B.. tarafından keşide edilen iki adet çekin karşılıksız çıkması üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaya istinaden verdikleri bilgide şirket yetkilisi olarak müvekkilini bildirdiklerini, müvekkilinin yokluğunda karşılıksız çek keşide etmek suçundan hakkında iki kez 6.250,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiğini, müvekkilinin bu çekler nedeniyle hakkında yakalama emri düzenlendiğini, adli para cezalarını ödemesi üzerine salıverildiğini, bu durumdan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek; 12.500,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, 13/08/2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının müdürlük görevinden azledildiği, bu kararın bankaya yeni imza sirküsü ile birlikte 20/01/2005 tarihinde gönderildiği, dava konusu çeklerden birinin keşide tarihinin 31/01/2005 tarihi olduğu ve aynı tarih itibariyle bankaya sunulduğu, diğer çekin ise 30/04/2005 keşide tarihli olduğu ve ibraz tarihinin 02/05/2005 tarihi olduğu, böylelikle bu iki çekin ibraz tarihinden önce davalı bankaya yeni imza sirküsünün ve davacının azliyle ilgili ortaklar kurulu kararının bildirildiği, bankanın bu çeklerle ilgili yeni yöneticileri yargı mercilerine bildirmesi gerekirken azledilen eski yönetici davacıyı bildirmesinde tam kusurlu olduğu, keza diğer davalıların da banka çalışanı olarak kusurlu bulundukları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 TL maddi tazminatın ve takdiren 2.500,00 TL manevi tazminatın 15/12/2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı banka vekili ve davalılar F.. A.. ve Ö.. T.. temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Dairemiz bozma ilamı öncesinde verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmemesi sebebiyle bu hususun usuli kazanılmış hak oluşturmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı banka vekili ve diğer davalıların temyizine gelince; mahkemece davacının müdürlük görevinden azledildiğine dair şirket ortaklar kurulu kararının bankaya yeni imza sirküsü ile birlikte 20/01/2005 tarihinde gönderildiği kabul edilerek bankanın dava konusu çeklerle ilgili yeni yöneticileri yargı mercilerine bildirmesi gerekirken azledilen eski yönetici davacıyı bildirmesinde tam kusurlu olduğu, diğer davalıların da banka çalışanı olarak kusurlu bulundukları sonucuna varılmışsa da, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/179 Esas sayılı dosyası içerisinde bankaya gönderilen davacıya ait bilgilerin yer aldığı evrakların üzerinde 20/01/2005 tarihli faxlar bulunmakla birlikte yeni yöneticilere ait evrakların üzerinde bir tarih yer almamakta, yazışma içeriklerinden de davalı bankaya dava konusu çeklerin ibraz tarihinden önce yeni yöneticilerin bildirildiği hususu anlaşılamamaktadır. Bu suretle, Dairemiz bozma ilamı gereğinin yerine getirildiği söylenemez. Mahkemece davalı bankanın şirketin yönetiminin değişmiş olması nedeniyle yeni imza sirkülerini ne zaman yargı mercilerine gönderdiği, yeni şirket müdürünün davalı bankaya ne zaman bildirildiği araştırılarak tespit edilmeli ve mahkeme gerekçesinde bu belirlemelerin hangi belgeye dayalı olarak yapıldığı belirtilmeliyken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, uğranılan maddi zararın ispatı bakımından davacının 12.500,00 TL adli para cezasına mahkum edilmesine ilişkin ceza mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu, davacı vekilinin 13/12/2010 tarihli celsede kanun yararına bozma talebinin kabul edildiğini ve dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından davacının kanun yararına bozma talebinin neticesi yani davacının maddi zararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı banka vekili ve diğer davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.