YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14538
KARAR NO : 2015/4631
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2013 gün ve 2013/158-2013/363 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/06/2014 gün ve 2014/4509-2014/11767 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 11.06.2001 tarihinde tescil ettirildiğini ve bu tarihten itibaren faal olduğunu, davalı şahıs şirketinin ise 10.04.2013 tarihinde tescil edildiğini, müvekkillerinin soyadının “…” olduğunu ve bu yüzden “…” unvanını seçtiklerini ve müvekkillerinin 1967 yılından itibaren bu unvanı kullandıklarını, …A.Ş, … Ltd. Şti. adlı şirketlerin de sahibi olduklarını, davalı tarafın kullandığı “…” ibaresinin, davalının … Devleti mensubu olduğundan kullanıldığını, unvanlarda ülke ismi kullanılamayacağını, davalının TTK’nın 18/2 maddesi uyarınca, ticaret unvanı seçerken basiretli tacir gibi hareket etmediğini, iki şirketin ticari unvanlarının aynı olmasının, haksız rekabet oluşturduğu ve davacı şirketin unvanına tecavüz söz konusu olduğunu ileri sürerek, davalının ticari unvanın ticaret sicilden silinmesine, aksi halde “…” ibaresinin ticari unvandan çıkarılmak suretiyle kanuna uygun şekilde uyarlanmasına ve ilamın gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 04.04.2013 tarihinde şirketin kurulduğunu ve iş konusunun “dış ticaret işleri” olduğunu, davacı şirketin iş konusunun ise “yürürlükteki ithalat ihracat rejimleri ile ilgili diğer tüm mevzuata riayet etmek kaydıyla her türlü malın ithalat ihracat ve dahili ticaretini toptan ve parakende olarak yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı diğer işler” olduğunu ve kuruluşunun 11.06.2001 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin “…” ibaresi ile … nezdinde marka başvuru sahibi olduğunu ve bu başvurunun sonucunun beklendiğini, söz konusu iki şirketin “…” ibaresini taşımalarının haksız rekabet oluşturmadığını ve bunun sebebinin, şirketlerin ayrı faaliyet alanlarında iş yapmaları olduğunu, TTK’nın 46. maddesine göre, herkesin hür irade ve hayal gücü ile istediği unvanı seçme hakkı olduğunu ve bu sebeple “…” sözcüğünün ülke adı dahi olsa seçilebileceğini, müvekkilinin… vatandaşı değil Belçika vatandaşı olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.