YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1454
KARAR NO : 2014/3672
KARAR TARİHİ : 27.02.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 34. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2012
NUMARASI : 2011/181-2012/199
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/181-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 25/02/2008 tarihli Temlikname uyarınca; davacının 25.000,00 Euro’luk temlik yapmayı yükümlendiğini, lehine temlik yapılan davalının da; 20/01/2008 vadeli 5.000,00 TL tutarlı ve 30/01/2008 vadeli 5.000,00 TL tutarlı senetleri temlik eden müvekkili şirkete iade etmeyi üstlendiğini, temlik edenin edimini yerine getirmesine rağmen temellük eden davalının iade yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş ıslah ile talebini 30.000 TL’ye yükselmiştir.
Davalı vekili, ödeme gerçekleştiğine göre iadenin de gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2. bilirkişi raporu ve davacının replik dilekçesi içeriğine göre davalının akdi ilişki içinde bulunduğu dava dışı şirket ile davacı şirket arasında ayniyet bulunduğu, borç ilişkisinin devam ettiği, davalı lehine tahsil edilmeyen 37.691,06 TL meblağ tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde temlikin ivazlı olduğu ve davalı tarafından davacıya iki adet senedin iade edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu ivazın gerçekleşmemesi halinde davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak talebinde bulunabileceği tabiidir. Davalı aynı tarih ve bedelli senetlerin de yer aldığı diğer senetlere dayanarak dava dışı H. Gıda Tic. A.Ş’ye karşı icra takibinde bulunmuş ise de, bu senetlerin davacı şirket tarafından keşide edilmediği sabittir. Temlikin ivazlı olması nedeniyle, temlikin yerine getirilmesi halinde davacının ivazı talep etme hakkı olup, davalı ivazı gerçekleştirdiğini ispat ile yükümlü olduğundan, mahkemece davanın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu temlik edilen akreditif bedeli de davalıya ödendiği halde yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.