YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14540
KARAR NO : 2015/4274
KARAR TARİHİ : 26.03.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 gün ve 2012/302-2013/255 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/04/2014 gün ve 2014/386-2014/8149 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredinin teminatı olmak üzere taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, kredi borcu kapatılıp buna dair protokol düzenlendiği ve davalı bankanın bu krediden dolayı herhangi bir riski kalmadığı halde müvekkile verilen 2004 ve öncesi yıllara ait çekler iade edilmediğinden risk devam ettiği gerekçesiyle ipoteğin fekkedilmediğini, ancak 5941 sayılı Çek Yasası’nı değiştiren 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre “çeklerin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer” hükmü düzenlendiğinden bankanın yasal sorumluluğu kalmadığını ileri sürerek, davacıya ait taşınmaza konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan aldığı çeklerden (1994 ila 2005) 221 adedinin iade edilmediğini, davacının müvekkili bankada doğmuş/doğacak her türlü riskinin ve borcunun teminatını teşkil etmek üzere taşınmazını ipotek ettiğini, çeklerin karşılıksız çıkması halinde bankanın her çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu tutar bulunduğunu, çekler iade edilmediği sürece banka riskinin devam ettiğini, davacının dayandığı Yasa’nın 31.01.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önceki olaylar için uygulama olanağı bulunmadığını, çek yapraklarından dolayı sürenin Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca 10 yıllık süreye tabi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.