Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1460 E. 2014/4603 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1460
KARAR NO : 2014/4603
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2012
NUMARASI : 2011/1056-2012/993

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/10/2012 tarih ve 2011/1056-2012/993 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 28.12.2010 tarihli kredi devir temlik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede belirtilen miktarı yatırmadığını, bu nedenle sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığını, davalının sözleşmede cezai şart olarak kararlaştırılan 430.000 Euro’yu ödemediğini ileri sürerek, 430.000 Euro’nun temerrüt tarihi olan 04/01/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme feshedildiğinden davacı tarafın sözleşmeye yönelik cezai şart isteyemeyeceğini, ayrıca cezai şartın çok yüksek olduğunu, hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede öngörülen cezai şartın bir sözleşmeden dönme cezası olduğu, davalının sözleşmeyi imzalamasına rağmen hem peşinatı hem de geri kalan kısmı ödemediği, bu nedenle sözleşmenin 1.4 maddesi uyarınca sözleşmenin otomatik olarak feshedilmiş sayıldığı, davacının 430.000 Euro dönme cezasını davalıdan isteyeme hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmeye dayalı cezai şartın davalıdan tahsili istemine istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunun 161. maddesi “Akitler, cezanın miktarını tayinde serbesttirler. Ceza, kanuna veya ahlaka (adaba) muğayir bir borcu teyit için şart edilmiş veya hilafına mukavele olmadığı halde borcun ifası borçlunun mesuliyetini icap etmeyen bir hal sebebiyle gayri mümkün olmuş ise, şart olunan cezanın tediyesi talep edilemez. Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir.” hükmünü haizdir. Davalı taraf cezai şartın fahiş olduğunu ve tenkisi gerektiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece 818 sayılı B.K. 161. maddesi hükümleri nazara alınarak cezai şartın tenkisi gerekip gerekmediği tartışılmadan davalının cezai şartın tamamından sorumlu tutulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.