YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1473
KARAR NO : 2014/8474
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2003
NUMARASI : 2002/648-2003/49
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/02/2003 tarih ve 2002/648-2003/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.11.1999 tarihinde Y. Bank İstanbul Avcılar Şubesi aracılığıyla . nolu hesap üzerinden . Security Off Shore Bank Ltd. Şirketi’ne 2.883.120.625 TL tutarında para yatırdığını, mevduatın 20.12.1999 tarihinde faiziyle birlikte 2.807.056.159 TL tutarına ulaştığını, Y. Bank A.Ş. yönetiminin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devredildiğini, sonrasında Sümerbank A.Ş. ile birleştirilerek O. Bank A.Ş’ye devredildiğini, müvekkilinin yatırmış olduğu parayı geri alamadığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak koşuluyla 1.000.000 TL’nin vade bitim tarihi olan 20.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi oranı üzerinden ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, davada taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davaya bakmaya Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu alacağa ilişkin sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı O.Bank A.Ş. vekili, davacının para yatırdığı Y. Security Off Shore Ltd. Şti. müvekkil bankanın ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, off shore bankasına yapılan havalenin davacının talimatı doğrultusunda yapıldığını, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Y. Security Off Shore Ltd. Şti’nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu, off shore hesabının tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davada TMSF ve O. Bank A.Ş. aleyhine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı O.. A.Ş’nin külli halefi olduğu Y. A.Ş. nezdinde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak . Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, paranın yatırıldığı Y. Security Offshore Bank Ltd’nin davalı O. A.Ş’den farklı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Y.A.Ş. ve dava dışı B. Holding A.Ş’nin yöneticisi olan .. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve iş bu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza Mahkemesince verilip ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı.r ve Y.. A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Y.. A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların B.. Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Y. A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını Y.. Security Offshore Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, Y..Bank A.Ş’nin külli halefi olan O.. A.Ş’nin hukuki durumunun saptanması gerekirken, bu davalı hakkında açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.