YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14895
KARAR NO : 2015/3855
KARAR TARİHİ : 19.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2012 gün ve 2011/33-2012/242 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/06/2014 gün ve 2013/4040-2014/11049 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 10 adet kurucu pay sahibi olduğunu, her yıl ödenmesi gereken %10 kar payını ayırmayıp, sermaye sahibi ortakların sermayelerine ilave ettiğini, TTK ve anasözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, 1998-2007 yıllarını kapsayan kar payının tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin 23.10.1998 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında “Kâr payı dağıtılmasına karar verildiği takdirde, dağıtılacak safi kârın, en son kâr dağıtılan 1993 yılındaki 300 milyar TL sermayenin dağıtım tarihindeki sermayeye oranlanması suretiyle hesaplanacak miktarların kurucu senetlere kâr payı dağıtılacağına karar verildiğini ve kurucu senetlerle ilgili kâr payı dağıtımının sınırlandırıldığını, inkar tazminatı koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, en son 1993 yılında kurucu intifa hakkı (senedi) sahiplerine, kâr payı ödemesi yapılmış olduğu nazara alınarak ana sözleşmenin tadili mahiyetinde olmamak ve bundan önceki kâr payı dağıtımı işlemlerine teşmil edilmemek suretiyle bundan böyle kâr payı dağıtımı işlemlerinde kurucu intifa sahiplerine yapılacak kâr payı ödemelerinin, genel kurulun 1993 yılındaki kâr dağıtım kararı tarihindeki sermaye olan 300 milyar TL’ye göre elde edilen oran göz önünde tutularak sınırlandırılmasına, diğer bir deyişle herhangi bir kâr payı dağıtımı işlemi yapıldığı takdirde, dağıtılacak safi kârın 1993 yılındaki 300 milyar TL sermayenin dağıtım tarihindeki sermayeye oranlanması suretiyle hesaplanacak miktarından kurucu intifa senedi sahiplerine ana sözleşmedeki oran ve esaslara göre tahsis edilmesine karar verildiği, 1998-1999-2002-2003-2005-2006 ve 2007 yıllarında genel kurullarda kârın dağıtılmasına dair bir karar alınmadığı, kurucu senet sahiplerine kâr payı verilmediği, davacının kurucu pay sahibinin şirketin alacaklısı durumunda bulunduğu, bu alacak hakkına muvafakati bulunmadan genel kurul kararı ile sınırlama getirilemeyeceği, takibinde haklı bulunduğu anlaşıldığından lehine inkar tazminatı hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıdan 1.768.340,12 TL alacaklı olduğunun tespiti ile davalının icra takip dosyasına yaptığı vaki itirazın iptaline, davacının asıl alacak kısmı olan 1.263.622,78 TL ye takip tarihinden itibaren reeskont faiz oranları üzerinden işlemiş temerrüt faizi uygulanmasına, %20 icra inkar tazminatı olan 353.668,02 TL’nin ayrıca tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10/06/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.