Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14921 E. 2014/16864 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14921
KARAR NO : 2014/16864
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2014
NUMARASI : 2014/84-2014/176

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2014/84-2014/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı İ.. M..
vekili ve diğer davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten halen derdest olan Bakırköy 27. İş Mahkemesi’nin 2013/469 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen alacak davası nedeniyle alacaklı olduğunu, dava devam ederken şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, davaya devam edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin yeniden ihyası ve tasfiye memuru tayinine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı İ.. M.. vekili; müvekkili kurumun söz konusu davada yasal hasım olduğunu, her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı SGK tarafından davalı şirket hakkında Bakırköy 27. İş Mahkemesi’nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması sebebi ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından şirketin ihyası için süre verildiği, celp edilen ticaret sicil kayıtları itibari ile davalı şirketin tasfiye edilip sonlandırılmasından dolayı tüzel kişiliğinin kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi’nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı İ.. M.. vekili ve diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihyası istenen limited şirketin tüzel kişiliği bulunmadığına göre, davalı tasfiye memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı tasfiye memurunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, ihya davasında husumetin tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ticaret sicilinden kaydı silinen şirkete bu davada husumet düşmemektedir. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre (31.01.2011 gün, 2011/548 E-936 K; 03.03.2011 gün, 2009/9479 E.-2011/2210 K.; 23.05.2011 gün 2010/15483 E.-2011/6202 K.; 01.11.2011 gün, 2009/13420 E.-2011/14788 K. sayılı) bu davanın tasfiye memuru ve ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekir. Davada tasfiye memuruna, ticaret sicil memurluğuna ve ihyası istenen şirkete husumet yöneltilmiştir. Tasfiye edilerek sicilden terkin edilen şirket yönünden davanın husumetten reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547/2’nci maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım konumunda olduğu değerlendirilmeksizin, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı tasfiye memurunun şirket adına yaptığı temyiz isteminin REDDİNE, (2) ve(3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun ve davalı sicil müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı İ.. M.. ve diğer davalılara iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.