Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14944 E. 2015/3866 K. 19.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14944
KARAR NO : 2015/3866
KARAR TARİHİ : 19.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/06/2013 tarih ve 2011/137-2013/163 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 04.07.2011 tarihinde davalı şirket ve yetkilisi ile sundukları protokol ile kayısı yaşı ve kurusu tedariki ve depolaması konusunda bir anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin protokol gereği edimlerine yerine getirmesine rağmen davalıların edimlerini yerine getirmediklerini, depoya giren yaş ürünlerin çürümeye başladığını, müvekkilesi namına alınan tarlalardaki kayısıların yerlere düşerek çürütüldüğünü, sözleşmesinin 4. maddesinde açıkça işçilerin tedariki ve işiler ile kaynaklı her türlü olumsuzlukta kimin sorumlu olacağının net olarak belirlendiğini, getirtilen işçileri özel işlerinde kullanılıp parasının müvekkiline ödettirildiğini, işçilerin her türlü sorumluluğunun davalı şirket ve temsilcilerinde iken paralarının ödendiğini, zararının en az 30.000,00 TL civarında olduğunu, davalı şirketin elde edilen müvekkiline ait olan ürünleri, satabileceğini, ancak çekirdekleri müvekkilinin bilgisi dışında sattıklarını, sonuçta davalıların protokle aykırı eylem ve işlemleri ile davacıyı zarara uğratıklarını savunarak, şimdilik 101.000.,00-TL.nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya dayanak sözleşmenin tarafının müvekkili şirket olduğunu, diğer müvekkillerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu yerde keşif yapılmasına karar verilmesine karşın davacı vekilince dava konusu yerdeki müvekkiline yedi emin olarak teslim edilen kuru kayısıların satıldığını beyan edildiği ve keşif başvurusunda bulunulmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari emtianın soğuk hava deposunda saklanamasını da içeren işleme ve depolama sözleşmesine dayalı tazminat ve alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı vekilince dava dilekçesinde üç ayrı kalem tazminat ve alacak isteminde bulunulmuş olup, davacı tarafça talep edilen hangi kalem alacağa veya tazminata ilişkin olarak mahkemece keşif deliline başvurulmak istendiği açıklıkla belli edilmediği gibi davacı tarafa keşif deliline başvurulmamasının sonuçları dahi usulünce hatırlatılmadan, üstelik davacı vekilinin keşfe ilişkin beyanları ve bu bağlamda istek kalemleri ayrı ayrı değerlendirilmeden soyut gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda, tespit dosyaları başta olmak üzere taraf kanıtları denetlemeye elverişli bir şekilde yeterince değerlendirilmek, iddia ve savunma doğrultusunda davalıların hukuki durumları tayin ve takdir edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.