YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14962
KARAR NO : 2014/16698
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ : ADANA 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2011/1806-2013/1456
Taraflar arasında görülen davada Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2011/1806-2013/1456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisinin şirket aracını davalıya ait hastanenin otoparkına park ettiğini, hastanede tedavi görürken aracında hasar meydana geldiğini ileri sürerek oluşan zararın tazminini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının aracını park ettiği yerin müvekkiline ait otopark olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, mahalinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının aracını park ettiği yerin nazım imar planına göre belediye tarafından oluşturulan oto park olduğu, bu yer için belediye ile davalı arasında kira ilişkisinin bulunmadığı, hastaneye ait otoparkın hasarın meydana geldiği yerden farklı bir yerde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacı yan hastane güvenlik görevlilerinin yönlendirmesi üzerine hastane otoparkı olarak kullanılan yere aracını park ettiğini ileri sürmüş, davacı tanıkları da davacının bu iddialarını destekler mahiyette beyanda bulunmuşlardır. İmar planında bu yerin otopark alanı olarak ayrıldığı ve fiilen hastane otoparkı olarak kullanıldığı yapılan keşif sırasında gözlenmiştir. Bu durumda, davacının aracını park ettiği alanın olay tarihinde de hastanenin park yeri olduğunun kabulü ile davalının denetim ve gözetim sorumluluğu tartışılarak bunun neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.