YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14982
KARAR NO : 2015/10789
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/270-2014/130
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2014 tarih ve 2013/270-2014/130 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.10.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan fer’i müdahil TMSF vekili Av. C. K., davalı I.. A.. vekili Av. E. I. ve davacı vekili Av. H.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y.A.Ş.’nin B. Şubesi’ne 17.11.1999 tarihinde vadeli olarak 247.500,00 TL yatırdığını, anılan bankaya el konulması üzerine müvekkilinin parasını talep ettiğini ancak devlet güvencesinde olmadığından bahisle müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu paranın müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında banka çalışanlarınca off-shore hesabına aktarıldığının öğrenildiğini, Y. A.Ş. yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleri ile bankalara olan güvenin kötüye kullanılması sonucu paraların o. hesaplarına gönderildiğini, söz konusu paranın off-shore bankasından tahsili imkanının da bulunmadığını ileri sürerek, 247.500,00 TL’nin vade tarihine kadar akdi faizi, vade tarihinden itibaren ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili ve fer’i müdahil O. vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Y. A.Ş. B. Şubesi’nde 17.11.1999 tarihinde mevduat hesabı açtırdığı, hesaba yatan para off-shore bankasına aktarıldığı, ancak gerçekte bu paranın fiilen off-shore bankasına gönderilmediği, Y. A.Ş.’nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, en hafif kusurlarından dahi sorumlu olan davalı bankanın oluşan davacı zararından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 247.500,00 TL’nin 17.11.1999 tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydıyla işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Banka’dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, temyiz eden fer’i müdahil harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.