Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15 E. 2014/9384 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15
KARAR NO : 2014/9384
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2013
NUMARASI : 2011/69-2013/242

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2013 tarih ve 2011/69-2013/242 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/05/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. A.. A.., davalılardan TMSF vekilleri Av. A. Y.ile Av. H.. Ö.. ve M.. İ.. Memuru Av. D.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı İflas İdaresi tarafından müvekkili bankaya gönderilen 07.12.2007 tarihli ihtarnamede, T. Bank A.Ş’nin faaliyet izninin kaldırılarak geçici yönetim ve denetiminin müvekkili bankaya verildiği dönemde akdedilen 22.04.1994 tarihli sözleşme çerçevesinde yapılan işlemlerin, Dışbank hisselerinin L. Holding A.Ş’ye satışı için müvekkili bankaya peşinat olarak ödenen 75.000.000 ABD Dolarının T. Bank A.Ş. kaynaklarından aktarıldığını gizlemek, bankanın iflas masasına bu alacağın tahsilini olanaksız kılmak ve müvekkili bankanın T. Bank A.Ş’den olan alacaklarını iflas masası dışında tahsil etmek amacıyla yapılmış, muvazaalı ve geçersiz hukuki işlemler olduğu, bu nedenle müvekkili bankanın iflas masasına 75.000.000 ABD Doları borçlu olduğu belirtilerek, müflis banka kaynaklarından aktarılan bu miktarın faiziyle birlikte müvekkili bankadan ödenmesinin istenildiğini, oysaki müvekkili bankanın taraf olduğu sözleşmelerin gerçek ve hukuken geçerli olduğunu, bu sözleşmelerin yapıldığı dönemde T. Bank A.Ş’nin faal bir banka olduğunu, bu sözleşmelerin imzalanmasından sonra iflas ettiğini, müvekkili bankanın iflas masasına borcunun bulunmadığını, iadesi istenen tutarın yasal yollarla müvekkili bankaya ödenmiş hisse bedeli olup, müvekkili bankanın mal varlığı içinde yer aldığını, bu nedenlerle müvekkili bankanın davalılara bir borcunun bulunmadığı gibi müvekkili bankaya karşı ileri sürülen bu alacak iddiasının da zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, Müflis T. Bank A.Ş. İflas Masasına müvekkili bankanın borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, T. Bank A.Ş’nin hakim hissedarı olan L.Holding’e davacı tarafından 21.06.1993 tarihli sözleşme kapsamında satışı yapılan Dışbank A.Ş. hisselerinin satımı sırasında İş Bankası’na peşinat tutarı olarak ödenen 75.000.000 ABD Dolarının T. Bank kaynakları kullanılmak suretiyle ödendiğini, 11.04.1994 tarihinde T. Bank A.Ş’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını, anılan bankanın yönetim ve denetiminin geçici olarak aynı tarihte davacı bankaya verildiğini ve bankanın yönetim ve denetiminin davacı İş Bankası’na verilmesini takiben T. İş Bankası A.Ş. ile L.Holding A.Ş.
arasında yapılan 22.04.1994 tarihli sözleşme kapsamında yapılan kefalet, takas ve mahsup işlemleri sonucu 75.000.000 ABD Doları TYT Bank A.Ş. kaynaklarının bu kaynağı edinen davacı bankada kalmasının sağlandığını, davacının zamanaşımı da dahil olmak üzere tüm iddialarının yerinde olmayıp, davacının yaptığı işlemlerde kötü niyetle hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı M.. İ.. vekili, bankanın faaliyet izni kaldırılarak geçici yönetiminin davacı bankaya bırakıldığı dönemde imzalanan 22.04.1994 tarihli sözleşme ile müvekkili bankanın, davacı ve dava dışı L. Holding tarafından zarara uğratıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 21/06/1993 tarihli hisse senedi satış ve devir sözleşmesini geçmişe etkili olarak sona erdiren 22.04.1994 tarihli sözleşme ile L. Holding’in İş Bankasından olan 75.000.000 ABD Doları alacağının, İş Bankası’na sözleşmenin 1, 3, 4, 5, 6. maddelerindeki müşterek ve müteselsil kefaletine karşılık takas ve mahsup edildiği, L.Holding’in 1994 tarihli sözleşme ile hakim ortağı olduğu T. Bank’ın İş Bankası’nın temlik yolu ile devraldığı alacağına kefil olmayı kabul ettiği, İş Bankası borçlu bulunduğu 75.000.000 ABD Doları borcunu tasfiye ederken yönetim ve denetimi kendisine geçici olarak devredilen T. Bank’ın kendisine olan borçlarını da bu suretle tasfiye ettiği, 1994 tarihli sözleşmenin yapılmasının ve 1993 tarihli sözleşmenin feshinin gerçek amacının T. Bank’ın İş Bankası’na olan borçlarının tasfiyesi olduğunun anlaşıldığı, geçici yönetim ve denetimin davacı bankaya devrinden sadece 10 gün sonra düzenlenen sözleşmenin muvazaalı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yapılan sözleşmede tarafların gerçek amacının L., T. Bank borçlarına kefaletini sağlamak ve 75.000.000 ABD Dolarının hakim ortak L. iadesini önlemek olduğu, bu miktarın içerisinde bulunan ve T. Bank kaynaklarından sağlanan 52.650.000 ABD Doları yönünden davacı bankanın iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, bu nedenle davacı bankanın belirtilen 52.650.000 ABD Doları üzerinden açmış olduğu davanın haklı ve yerinde olmadığı, 75.000.000 ABD Dolarının bakiyesi 22.350.000 ABD Doları yönünden ise borçlu olmadığı, bilirkişi kurulunun aykırı yönde olan görüşlerine itibar edilmemesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile, davacının Müflis T.Bank A.Ş’nin iflas masasına 22.350.000 ABD Doları borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece T. Bank kaynaklarından sağlanan 52.650.000 ABD Doları yönünden davacı bankanın iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, bu nedenle davacı bankanın belirtilen 52.650.000 ABD Doları üzerinden açmış olduğu davanın haklı ve yerinde olmadığı, 75.000.000 ABD Dolarının bakiyesi 22.350.000 ABD Doları yönünden ise borçlu olmadığına karar verilmiş ise de davalılar, davacı banka ile dava dışı L. Holding A.Ş. arasında yapılan 22.04.1994 tarihli sözleşme ile davacının, davalı banka kaynaklarından alınan 75.000.000 ABD Dolarını iade etme borcundan kurtulduğunu savunmuş olmalarına göre, davalıların bu yönde dayandıkları delillerin de incelenerek, dava dışı L.Holding A.Ş. tarafından hisse devir bedeli karşılığı olarak davacıya ödenen ve davacı tarafından iade edilmesi gereken 75.000.000 ABD Dolarının tamamının davalı T.Bank kaynaklarından sağlanıp sağlanmadığı, bu paranın anılan bankanın parası olup olmadığının incelenerek, davalıların bu yöndeki savunmasının yerinde olup olmadığının tespiti gerekirken, 22.350.000 ABD Doları kısım yönünden anılan şekilde bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/05/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen 20.04.2011 tarihli raporunun 13.sayfasındaki “T. İş Bankası A.Ş’ne Dışbank’ın alımı için ödenen 75.000 USD’lik bedelin 52.600.000 USD’lik kısmının T. Bank kaynaklarından sağlanan bedelle karşılandığına dair belirleme ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 24.04.2013 tarih 2654/1488 sayılı karar gerekçesinde de aynı hususa ilişkin açıklama itibariyle; dava konusu miktardan 52.650.000 ABD Dolarının T.Bank kaynaklarından sağlandığı tespit edilmiş ise de bunun üstünde kalan 22.350.000 ABD Doları miktara ilişkin kısmın anılan banka kaynaklarından sağlandığına yönelik davalılar savunmasının ispat edilememiş olması karşısında, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASI görüşündeyim.