Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15093 E. 2014/18535 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15093
KARAR NO : 2014/18535
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2011/266-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeyle, müvekkilinin davalıya ait tesislerin güvenlik hizmetlerini üstlendiğini, ancak davalı tarafından haksız olarak müvekkilinin hak edişinden kesinti yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.780.00 TL alacağın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah ile talebini 24.430,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81/ı maddesine göre, davacı işçilerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılandığı belirlendiğinden, işbu kesintinin hukuken zorunlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacının 5510 sayılı Kanuna göre beş puanlık indirimi uygulayarak sigorta primlerini tahakkuk ettirip ödediği halde davalı idarece, davacının söz konusu prim indirimlerini, hak edişlerinden kestiği, oysa davacının Hazinece sağlanan indirimleri davalıdan almadığı, yapılan bu işlemin, sigorta ödemelerinde devletin sağladığı direkt bir katkı olduğu, Hazinenin yaptığı ödemelerin tekrar yükleniciden kesilmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 24.430,85 TL’nin 7.780,00 TL yönünden dava tarihinden, 16.650,85 TL yönünden ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının avans faizi uygulanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.