Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15096 E. 2015/3288 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15096
KARAR NO : 2015/3288
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 tarih ve 2012/38-2014/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, ancak bakiye 3.485,60 TL borcun ödenmediğini, bu meblağın işlemiş faiziyle birlikte toplam 6.923,50 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borçlu değil alacaklı bulunduğunu, müvekkilince davacıya teslim edilen fatura ve demirbaşların hesaba dâhil edilmediğini ve talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş ve % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davacı kargo şirketinin bölge müdür vekili … tarafından tanzim edilen 3.668,00 TL meblağlı tediye makbuzu ekinde yer alan Kemal ….. … yapılan ödemelerin kişilerin hangi alacaklarına ilişkin yapıldığını yazılı delillerle, … (… ve … (…) yapılan ödemelerin hangi döneme ait olduğu ve nerelere taşıma yapıldığına dair yazılı delillerini davacı vekilinin kesin süre içerisinde sunmadığı, dosya kapsamındaki delillerden de ödemelerin kişilerin hangi alacaklarına ilişkin yapıldığına dair ayrıca ödemelerin hangi döneme ait olduğu ve nerelere taşıma yapıldığına dair bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, davacı vekiline yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmasına rağmen davacı vekilince sonradan yemin deliline dayanmaktan vazgeçildiği, böylece davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kargo şirketi ile davalı acente arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi feshedilmiş, davalı acentede görev yapan çalışanların ve acente ile yapılan anlaşma uyarınca taşıma hizmeti yapan araç sahiplerinin alacaklarının acente tarafından ödenmemesi halinde davacı tarafından ödenen bu bedellerin

acentenin cari hesabına borç kaydedileceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece; yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, toplanan delillerden acentenin taraflar arasındaki acentelik ilişkisi çerçevesinde davaya konu edilen bedelleri alacaklılarına ödemesi gerektiği, ödemediği takdirde davacı ile arasındaki cari hesabına borç kaydedileceği davalı tarafından imzalanan tutanaklarla kabul ve ikrar edilmektedir. Bu nedenle, davacı tarafından yapılmış bu nitelikteki ödemelerin davalı tarafından davacıya iadesi gerekmekte olup söz konusu ödemelerin davanın tarafları arasındaki ya da davacının dava dışı ödeme yaptığı şahıslarla aralasındaki başkaca bir ilişki çerçevesinde yapıldığını ileri dahi sürmeyen davalının savunmasına yanlış anlam verilmek suretiyle, ispat yükü ters çevrilerek söz konusu ödemelerin taraflar arasındaki hangi ilişkiye dayalı olarak yapıldığının ispatlanamadığı belirtilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.