Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15391 E. 2015/11121 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15391
KARAR NO : 2015/11121
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/05/2014
NUMARASI : 2007/766-2014/129

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2014 tarih ve 2007/766-2014/129 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü hazır bulunan davacı karşı davalı vekili Av. Z. Y. ile davalı karşı davacı vekili Av. E. K.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalıya ait otelin müşterilere satışı ve pazarlanması konusunda 11.09.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesinde davalıya ait otelin yurt içi ve yurt dışı pazarlarda, pazarlama ve satışının kapıdan satışlar dahil olmak üzere müvekkili tarafından yapılacağının düzenlendiğini, sözleşmeye kapıdan satışlar dahil ibaresinin konularak bu tür satışların gelirinin de davacıya ait olması hususunda tarafların anlaştıklarını, sözleşmenin 7. maddesinde müvekkili şirketin diğer acentelere karşı otel adına tek muhatap olacağının, 8. maddesinde otelin aldığı paranın %20’sinin davacıya komisyon olarak ödeyeneceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının ödemesi gereken komisyonu müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, 101.807,40 TL komisyon alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının komisyon ücretine hak kazanabilmesi için sözleşmede öngörülen ciro şartını yerine getirmesinin gerektiğini, davacının 500.000 TL’lik ciro şartını yerine getirmemesi nedeniyle komisyon talep edemeyeceğini, sözleşmede, müvekkili şirketin rezervasyon yoluyla yaptığı satışların da davacının cirosuna dahil edileceğine ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığını, uygulamada acentanın kapıdan satış yapmasının mümkün olmadığını, davacı acentenin, otelin kapıdan yaptığı satışlardan elde ettiği cirodan komisyon alamayacağını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacı karşı davalının, sözleşmede öngörülen ciro şartını yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin 300.000 TL’lik ciro açığının doğduğunu, ayrıca sözleşmede cezai şart öngörüldüğünü ileri sürerek, 50.000 TL cezai şart ile şimdilik 100.000 TL ciro açığının davacı karşı davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki 11.09.2006 tarihli sözleşmede otelin tanıtımı için gerekli masrafların davalı tarafından üstlenileceğinin düzenlendiğini, tarafların ek protokol yaparak otelin gazetelere reklam vermesi konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda müvekkilinin otelin reklamını yaptırdığını, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, 11.09.2006 tarihli sözleşmede öngörülen edimlerini yerine getirmeyen davacının bu sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunamayacağını, davacının reklam yapılmasına ilişkin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı hareket ettiğini savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmenin 2.maddesinde düzenlenen “kapıdan satışlar” kavramından çıktığı, davacının, kapıdan satışların ciroya dahil olduğunu ileri sürdüğü, davalının ise aksini savunduğu, sözleşmenin 2. maddesinde, kapı satışları dahil davalı otelinin pazarlama ve satışının davacı tarafından yapılacağının, 8. maddesinde ise yapılacak cironun öncelikle davalıya ait olacağının, davalının aldığı paranın %20’sini davacıya komisyon olarak ödeyeceğinin düzenlendiği, yine taraflar arasında imzalanan 13.06.2007 tarihli protokolde de davacının bir elemanının, otelde tam yetkili olarak tayin edileceğinin, bu yetkilinin kapı satışları ve alt acenta satışlarını kontrol edeceğinin hüküm altına alındığı, “kapıdan satış” kavramının, turizm uygulamasında otelin seyahat acentası aracılığı olmaksızın odalarını müşterilerine doğrudan satmasını ifade ettiği, taraflar arasındaki sözleşmeler gözetildiğinde kapıdan satış yoluyla elde edilen gelirin de cironun hesaplanmasında dikkate alınacağı, bunun en büyük göstergesinin de davacının, otelde yetkili temsilci bulundurması olduğu, zira davacının otelde yetkili bulundurmasının, kapıdan yapılan satışların denetlenmesini amaçladığı, ayrıca alt acentalar tarafından yapılan satışlardan dahi davacının komisyon almasının da, tüm satışların ciro hesabında dikkate alınacağını gösterdiği, bu durumda davacının sözleşmede öngörülen ciro şartını yerine getirdiği, sözleşme kapsamında 101.807,40 TL komisyon alacağına hak kazandığı, karşı davadaki taleplerin ise dayanaksız bulunduğu, birleşen dava yönünden 11.09.2006 tarihli sözleşmenin 5.maddesinde, otelin tanıtımı için gerekli masrafların otel tarafından üstlenileceğinin öngörüldüğü, davacının bu kapsamda yaptığı masrafların 75.000 TL’lik kısmından davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 75.000 TL asıl alacak yönünden iptaline, alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınıp davacı karşı davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9.082,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.