YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15421
KARAR NO : 2015/4266
KARAR TARİHİ : 26.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 gün ve 2012/41-2013/173 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/07/2014 gün ve 2014/6752-2014/12709 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “…” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu, yaptıkları itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibas yaratacak ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, ayrıca “…” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/1-(a), (c) ve (d) madde ve bentleri gereğince tek başına tescil edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı başvuru ile davacı markası arasında işaret ve kapsamlarındaki mal/hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, 556 sayılı KHK’nın 7/1-a maddesinde 5. madde kapsamına girmeyen işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğinin düzenlendiğini, başvurunun bu kapsamda olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “…” ibaresinin davacıya ait markadan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.