Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15434 E. 2015/11186 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15434
KARAR NO : 2015/11186
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2014
NUMARASI : 2012/99-2014/81

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2012/99-2014/81 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. H.. M.. ile davalı vekilleri Av. H.. Ş.. ve Av. F. G. G. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete ait “F. TV” adlı televizyon kanalında 16/02/2012 tarihinde yayınlanan Ana Haber Bülteni’nde yer alan “T.S. S. İ.” konulu haberde hakları müvekkiline ait olan “M.Y.” isimli dizi filmden, gelişi güzel seçilerek montajlanan görüntülere yer verildiğini, görüntülerin üzerine olayla ilgili yazılar döşendiğini ve bu suretle izinsiz olarak işlendiğini, haberin Basın Kanunu m.24 ve FSEK m. 35, 36 ve 37’de düzenlenen alıntı serbesitisi hükümlerine aykırı bulunduğunu, haberin, müvekkilinin şeref ve itibarını zedeleyerek zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, FSEK m. 68 uyarınca hesaplanacak tazminattan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 90.000,00 TL’nin ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında maddi tazminat talebini 300.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya konu haberin davacı ya da sözü geçen TV dizisi ile ilgili olmadığını, olayın T. Sarayı’nda geçmesi nedeniyle buna vurgu yapılması amacıyla FSEK m. 37’deki sınırlar uyarınca söz konusu dizi filmdeki T. Sarayı’na ait görüntülerden kısa alıntılar yapıldığını, kullanılan görüntülerin toplam 15-20 saniyeyi geçmediğini, bu suretle davacının tazminat talebinin fahiş olduğunu, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; maddi tazminat davasının kabulü ile rayiç bedelin 300.000.00 TL olarak belirlenmesi ve davacı yanın talebi doğrultusunda 300.000.00 TL’nin 16/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000.00 TL manevi tazminatın 16/02/2012 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, yayınlanan kısma ilişkin sözleşmesel ilişkinin doğduğu gözönüne alınarak davalıya ait TV kanalında 16/02/2012 günü yayınlanan görüntülerin bundan sonra davalı yan tarafından yayınlanmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz isteminde bulunan davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davada alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabileceğine, arttırılan kısım için de zamanaşımı süresinin dava açılmakla kesileceğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava, hakları davacıya ait olan televizyon dizisi görüntülerinin FSEK m. 37’de düzenlenen istisna sınırlarını aşarak, izinsiz ve davacının itibarını zedeleyecek bir biçimde, davalıya ait TV kanalında yayınlanan bir haberde kullanıldığı ididasına dayalı 5846 sayılı FSEK uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece maddi tazminat davasının kabulü ile rayiç bedelin 300.000.00 TL olarak belirlenmesi ve davacı yanın talebi doğrultusunda 300.000.00 TL’nin 16/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davalı şirkete ait “F.TV” adlı televizyon kanalında 16/02/2012 tarihinde yayınlanan Ana Haber Bülteni’nde yer alan “T. S. S. İ.” konulu haberde “M. Y.” isimli dizi filmden alınan görüntülerin ilk gösterim olmadığı, bununla birlikte bir başka dizi film ya da sinema eserinde değil, bir haber içeriğinde kullanıldığı nazara alınmaksızın, yani dava konusu davalı kullanımının ikinci gösterim olduğu ve farklı mecrada yayınlandığı gözetilmeksizin rayiç bedelin belirlenmesi doğru olmamış, maddi tazminat talebinde bu hususların nazara alınmaması sebebiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.