Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15442 E. 2015/4375 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15442
KARAR NO : 2015/4375
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2011 gün ve 2006/604-2011/166 sayılı kararı onayan Daire’nin 24/03/2014 gün ve 2014/3678-2014/5706 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ..’ın …. ‘nin ortağı ve tasfiye memuru olduğunu, …’nin müvekkili şirketin maliki olduğu mecurda kira sözleşmesi uyarınca kiracı olarak bulunduğunu, …’nin kiracı olarak bulunduğu dönemdeki aidat borçlarını ödemediğinden Park Plaza tarafından Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kiracıya ve mal sahibi sıfatıyla müvekkiline karşı … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/908 Esas sayılı dosyası ile 04.05.2005 tarihinde dava açtığını, söz konusu dava süreci devam ederken Marmara Turizm İşletmeleri vekili tarafından verilen 08.06.2006 tarihli dilekçede “müvekkili şirketin tasfiye sürecine girdiğini bu konuda 26.05.2006 tarihinde karar alındığını, tasfiye memuru olarak …’ın atandığını, müvekkili şirketin temsil ve yönetim hakkının …’ a geçtiğini, mahkemede temsil, sulh, feragat, kabul ve tahkime yetkili olduğunu” beyan ettiğini, bu beyan üzerine davacı Park Plaza tarafından davalı kiracı …. hakkındaki davayı atiye terk ettikleri, müvekkili … İnşaat hakkında ise karar verilmesinin talep edildiğini, söz konusu davada mahkeme tarafından … hakkında karar verilmesine gerek olmadığına mal sahibi sıfatıyla müvekkili şirket hakkındaki davanın ise kabulüne karar verildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin kiracısı olan …’nin ödemesi gereken aidat borçlarını müvekkili şirketin ödemek durumunda kaldığını, bu durumun …. tasfiye memuru olan davalıya … Noterliği’nin 06.07.2006 tarih ve 20344 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalının söz konusu ihtarnameyi 10.07.2006 tarihinde tebliğ aldığını, ancak söz konusu ihtarnameye rağmen davalının Park Plaza’ya aidat borçlarını ödemediğini, müvekkili şirketçe bu nedenle davalı aleyhine Şişli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/19880 Esas sayılı dosyası ile 122.124,00 YTL üzerinden icra takibine geçildiğini, …. aleyhine ise 11.08.2006 tarihinde… İcra Müdürlüğü’nün 2006/16554 Esas sayılı dosyası ile rücuen iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı tasfiye memuru …’ın 24.08.2006 tarihinde verdiği takibe itiraz dilekçesinde …’nin tasfiye işlemlerinin tamamlandığını ve rücuen takibe geçilen 11.08.2006 tarihinde sicilden terkin edildiğini, iflas şartlarının oluşmadığı hususlarına yer verildiğini, davalının icra takiplerini ve Noterlik vasıtasıyla gönderilen ihtarları ve aidat borcunu dikkate
almadan …’nin tasfiyesini tamamladığını, tasfiye memuru olan davalının söz konusu aidat borçlarına muttali olduğunu, …’nin söz konusu borcu ödeyecek imkanları yoksa bu durumda mahkemeye müracaat ederek şirketin iflasını talep etmesinin gerektiğini, davalının söz konusu tasfiyeyi tamamlayarak müvekkili şirketin çok büyük zarar görmesine neden olduğunu, TTK’nın 224. maddesine göre tazminat ve alacak talep ettiklerini, …’nin borçları olduğunu ve tasfiye memurunun TTK 236. maddesi gereğince bu borçları ödemediğini, TTK 446/2 maddesi gereğince tasfiye memurunun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla tasfiye memurunun kanun hilafına hareketle oluşan zararlarından şimdilik 10.000,00 YTL’nin ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte davalı …’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.06.2008 havale tarihli ıslah dilekçesinde talebini 149.670,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 30.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.