Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15539 E. 2015/11190 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15539
KARAR NO : 2015/11190
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

MAHKEMESİ : MANAVGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2014
NUMARASI : 2014/203-2014/278

Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/07/2014 tarih ve 2014/203-2014/278 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. M.. K.. ile davalılar vekili Av. A.K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortağı olan müvekkilinin eşinin 14/04/2009 tarihinde intihar ettiğini, öncesinde oğlu T. Ü.’nün Side Beldesi’nde 29 Mart 2009 seçimlerinde bağımsız aday olarak belediye başkanlığı seçimine katıldığını, müvekkilinin kardeşi olan davalı M.. Ş..’in ve diğer aile bireylerinin T. Ü.’yü adaylıktan vazgeçirmek için baskılar yapmaya başladıklarını, bu çerçevede davalı şirketçe işletilen D. Ana adlı otelde bulunan ve müvekkilinin kocası tarafından kurulmuş Ü. Turizm Ltd. Şti.’ye ait dükkanı yıkıp oda haline getirdiklerini, müvekkilinin diğer oğlu Tuna’nın işten çıkarıldığını, müvekkilinin otele sokulmadığını, bundan dolayı bunalıma girip psikolojik tedavi görmeye başladığını, bu koşullar içinde müvekkiline, bir borcu olmadığı halde içinde bulunduğu durumdan faydalanılarak 22/05/2009 tarihinde ibraname başlıklı bir belge imzalatıldığını, bu belgede şirketin diğer ortaklarının da imzasının bulunduğunu, hata, hile, tehdit ve gabin şeklindeki hukuki durumların hepsinin bu olayda gerçekleştiğini, ibranameye göre ortakların şirkete toplam borçlarının 4.660.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, 22/05/2009 tarihli ibraname başlıklı belge nedeniyle müvekkilinin davalılara 790.750,00 TL borçlu olmadığının tespitini istemiş, 21/10/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 20/08/2010 tarihi itibariyle kar payı hesabından şirkette %11.5 oranında pay sahibi olan müvekkiline 1 milyon TL’nin üzerinde para düşmesi gerekirken, sadece 40.000 TL verildiğini, bu suretle davacının kar payı alacağından geçersiz ibranameye dayanılarak davaya konu 790.750,00 TL’nin mahsup edildiğini bildirerek, 790.750,00 TL’nin 30/08/2010 tarihinden itibaren %11 faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça dava konusu ibraname başlıklı borç ikrarı niteliğindeki belgenin hangi sebeple imzalandığının belirtilmediği, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında dava konusu belgenin irade fesadı hallerinin bulunması sebebiyle geçersizliğinin iddia edildiği, belgenin geçersizliğine yönelik iddiaların da ispatlanmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.