YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15601
KARAR NO : 2015/11180
KARAR TARİHİ : 27.10.2015
MAHKEMESİ : RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2013/142-2014/496
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2013/142-2014/496 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü hazır bulunan davacı D.. B.. ve davacı vekili Av. M.. K.. ile davalı vekili Av. F.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı R.R. Elek. Üretim AŞ.’de 238 payı bulunduğunu, 31.03.2009 tarihinde 119 adet payın devrini taahhüt ettiğini, bu kapsamda hisse devir bedeli 390.000 TL ile sermaye artırımları sırasında ½ kısmına tekabül eden 147.100 TL’nin davalıya ödendiği halde hisse devrinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, 537.100 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisse devir bedeli olarak nakit ödeneceği belirtilen 250.000 TL’nin müvekkiline ödenmediğini, sadece 140.000 TL’nin tahsil edildiğini, ayrıca sermaye artırımına ilişkin ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının şirketteki 119 adet payını davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, 250.000 TL’nin nakit olarak ödeneceğinin belirtildiği, buna ilişkin olarak davacının 250.000 TL bedelli senet verdiği, davalının arka kısmını muhteviyatını elden teslim aldım diyerek imzaladığı, sermaye artırımına ilişkin tutarların davacı ve eşi tarafından keşide edilen çeklerle ve davalı adına şirket hesabına yapılan havaleler ile ödendiği, anasözleşmeye göre hisse devri için öncelikle ortaklara müracaat edilmesi, kabul edilmezse üçüncü kişilere devrin mümkün olduğu, davalının taahhütünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 537.100 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hisse devir bedelinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının şirketteki 119 adet hissesini davacıya devretmeyi taahhüt ettiği, 537.100 TL ödemede bulunduğu, bilirkişinin anonim şirket hisselerinin nama yazılı olduğunu bildirdiği, dava dışı şirketin müzekkereye cevabında pay senedinin çıkarılmadığını ifade ettiği, ancak 31.12.2011 tarihli yönetim kurulu kararında şirket ortaklarının nama yazılı hisseyi temsil eden ilmuhaberlerinin kredi sözleşmesi gereğince bankaya rehnedildiğinin açıklandığı, bu durumda davalı tarafın şirket hissselerinin çıplak pay olduğuna dair savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi
halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.
Somut olayda, şirket anasözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı şirketin verdiği cevapta şirket kuruluşundan beri pay senedi çıkarılmamış olduğu bildirilmiş, şirketin 31.12.2011 tarihli yönetim kurulu kararında ise, bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin bankaya rehnedilmesine karar verilmiş olup, bu durumda şirket hisselerinin nama yazılı olup olmadığı, pay senedinin çıkarılıp çıkarılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece taraflardan şirket hisselerinin durumu konusunda delillerinin sorulması, gerektiğinde şirket kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılarak, şirket hisselerinin senede bağlanıp bağlanmadığı, çıplak pay niteliğinde olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, davaya konu pay devir taahütnamesinin buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.