YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15661
KARAR NO : 2015/3971
KARAR TARİHİ : 23.03.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.07.2013 gün ve 2012/109 – 2013/135 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.04.2014 gün ve 2013/17968 – 2014/6993 sayılı kararı aleyhinde davalı – karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, …. biçimindeki … nolu ve … ibareli ve… nolu marka tescillerinin bulunduğunu, bu markaların 9, 35 ve 37. sınıfları kapsadığını, davalının 9. sınıftaki mallar için TPE’ye yaptığı “….” ibareli marka tescil başvurusunun, müvekkilinin itirazı üzerinde TPE tarafından reddedildiğini, ancak davalının kullandığı… ibaresinin, müvekkilinin markasından sadece sondaki S harfi bakımından farklı olduğunu ve bunun ayniyeti ortadan kaldırmayacağını, davalının kullandığı internet alan adı nedeniyle tüketicilerin bu sitede pazarlanan ürünlerinin davacıya ait olduğu intibaına kapıldığını, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının elektromak, elektromaks ve …ibarelerinin yer aldığı kartvizit, reklam, broşür ve benzeri evrak ve tanıtım vasıtaları ile tabelanın toplatılarak imhasına, markaya vakıf tecavüzün ve haksız rekabetin men’ine, durdurulmasına, davalıya ait …. internet erişim adresinin iptaline ve bu internet alan adının markasal kullanımının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasal kullanımının bulunmadığını, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin … internet alan adını 14 yıl önce tescil ettirdiğini ve 14 yıldır bu internet sitesi üzerinden müşterilerine ulaştığını, internet alan adı yönünden bu kullanımın, KHK’nın 9/2. maddesi anlamında meşru bir bağlantıya dayandığını, müvekkili şirketin tescilli ticaret unvanının bir parçası olan … ibaresini kullanmasının kanuni bir yükümlülük olduğunu, üstün hakka dayalı olarak bu ibareyi kullandığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da, davacı karşı davalının tescil ettirdiği … ibaresinin özgün ve ayırt edici bir işaret olmadığını, ticaret alanında herkesin kullanımına açık bulunduğunu, bu ibarenin … teriminin kısaltılmasından meydana getirildiğini, ayrıca davacıya ait bu markanın kullanmama nedeniyle de hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkilinin önceye dayalı kullanımının bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2008/28487 ve 2001/07869 nolu markaların tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüklerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 23.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.