Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15955 E. 2015/5040 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15955
KARAR NO : 2015/5040
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2013 gün ve 2013/242-2013/249 sayılı kararı onayan Daire’nin 03/06/2014 gün ve 2014/4016-2014/10388 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket adına tescilli “… Ltd. Şti.” ibareli markada yer alan “…” ibaresi üzerinde önceye dayalı hakkının bulunduğunu, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin kullanımı neticesinde markanın ayırt edici hale geldiğini ileri sürerek, davalı adına 35. sınıfta tescilli markanın 556 sayılı KHK’nın 8/3, 8/5 ve 42/1 (b) maddeleri uyarınca ve son 5 yıldır kullanılmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 03.06.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, Anayasa Mahkemesi’nin 09/04/2014 günlü kararı ile 24/06/1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42. maddesinin birinci fıkrasının c bendinin Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ise de söz konusu maddenin atıfta bulunduğu aynı Kararnamenin 14. maddesi hükmü uyarınca kullanılmayan emtialar yönünden markanın iptali koşullarının mevcut olmasına ve mahkeme kararının davaya konu markanın iptali ile sicilden terkini şeklinde anlaşılacağının tabii bulunmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.