YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1609
KARAR NO : 2014/9238
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 18. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2013
NUMARASI : 2012/435-2013/1029
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 tarih ve 2012/435-2013/1029 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kadıköy Şubesi’nde bulunan 623 numaralı kiralık kasanın sahibi bulunduğunu, müvekkilinin eşinin isminin S. K.olup aynı bankanın müşterisi olduğunu; ancak bankaya çeşitli nedenlerle borçlu olan bir şahıs olduğunu, müvekkilinin 07.12.2009 tarihinde bankaya müracaat ederek kasanın açılmasını talep etmiş ise de, müvekkilinin eşinin bankaya borcu olduğundan bahisle kasanın açılmadığını ve müvekkilinin kasadan kendisi için gerekli olan bazı belgeleri ve annesi ile kendisine ait bulunan kıymetli eşyaları alamadığını, bu nedenle kendisinin mağdur olduğunu, davalı bankanın uygulamasının yanlış olup müvekkilinin mağduriyetine sebep olunduğunu, bu yüzden müvekkilinin üzüntüler içine girdiğini belirterek, davalı bankanın Kadıköy Şubesi’ndeki 623 nolu kasanın açılmasına ve kasa içinde müvekkiline ait bulunan kıymetli eşyaların kendilerine teslim edilmesine, muarazanın bu şekilde giderilmesine ve 400,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline borçlu olan dava dışı müflis O.S. K. eşi olduğunu, borçlu hakkında Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/78 sayılı dosyası ile 27.10.2009 tarihinde iflas kararı verildiğini, iflas işlemlerinin Kadıköy 3. İflas Müdürlüğü’nün 2009/49 iflas sayılı dosyasında devam ettiğini, müvekkili bankanın iflas masası mal varlığına dahil edilen bu kasa için tasarrufta bulunma yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle davacının banka kasasına ilişkin taleplerini iflas masasına iletmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;dava konusu edilen kasanın davacı ile eşi adına müşterek olarak kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kasada bulunan bir takım bayan takılarının davacının kendisine ait olduğu kanaati oluştuğundan 21 adet cumhuriyet altını, 1 adet iki buçukluk reşat altını ile bir adet reşat altını ve S. S.tarafından verilmiş taahhütname hariç bu takıların davacıya iadesine, geriye kalan eşyaların davacı ve eşine ait olduğu ve eşi O. S. K.iflasına karar verildiği ve mal varlığının iflas masasına devredildiği anlaşıldığından iflas masasına gönderilmesine, davacı vekilinin talep ettiği manevi tazminatın ise şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak; taraflar arasındaki kasa sözleşmesinin 22. maddesine göre davacının kasayı tek başına kullanma yetkisi vardır. Davalı bankanın bu duruma karşı çıkması sözleşmeye aykırılık oluşturur. Bu nedenle, davalı banka tarafından çıkarılan muarazanın men’ine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 21 adet cumhuriyet altını, 1 adet iki buçukluk reşat altını ile bir adet reşat altını ve..tarafından verilmiş taahhütname hariç diğer takılarla ilgili davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan ndenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.