YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16128
KARAR NO : 2015/5051
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2012/52-2014/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, eser sahibi ve icracı sanatçı sıfatıyla davalıyla sözleşme yaparak, sözleşme kapsamındaki eser ve icralar üzerindeki mali hakları devraldığını, davalının 20.04.2012 tarihinde müvekkiline ihtarname göndererek, müvekkili ile yapmış olduğu tüm sözleşmelerden caydığını bildirdiğini, olayda cayma şartlarının gerçekleşmediğini, ayrıca FSEK’nin 58/2. maddesi gereğince davalının herhangi bir mehil verilmeden sözleşmeden cayması nedeniyle şekli prosedüre de uyulmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, bedelini aldığı ve devrettiği eser ve icralardan yeniden menfaat temin etmek için böyle bir yola başvurduğunu ileri sürerek, cayma beyanınına itirazlarının kabulü ile sataşmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkkilinin albümlerinin 10 yıldır piyasaya sürülmediğini, bundan dolayı müvekkilinin müzik piyasasında unutulduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını, FSEK’nin 58/2. maddesi gereğince mehil tayinine yer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, süre verilmeden cayma beyanında bulunulmasının FSEK’nin 58. maddesine aykırı olduğu, bu madde hükmünde yer alan usuli şart gerçekleşmediğinden caymaya itirazın kabulü gerektiği, bir an için süre verilmeden cayma beyanında bulunulabileceği kabul edilseydi dahi davacının sahip olduğu hak ve selahiyetlerden gereği gibi faydalandığı, 1980’li, 1990’lı ve 2000’li yıllarda Kültür Bakanlığı’ndan binlerce bandrol aldığı, alınan her bandrolün kullanıldığı, albümlerin tamamının satılıp satılmamasının piyasa şartlarına, albüm sahibinin popülerliğine, albümün toplumda beğenisinin devam etmesine ve pek çok faktöre bağlı olduğu dolayısıyla bu ihtimalde dahi cayma beyanının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile cayma beyanına itirazın kabulüne ve davalının sataşmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.